Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Nisan, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bay ka'nın politik serüveni

“anlamadığı dilden kaçmak”

“bay ka hikâyesinin temelinde işte böyle bir süreç yatıyor. Sosyoloji karşısında, ya da o zavallı profesörlerin söylediklerine yabancı kalan, anlamadığı bir dil bulan bir gencin hikâyesidir. Yani anlamadığı bir dilden kaçan gencin dramıdır. O hocalar nasılda iştahla ama beceriksizce aydınmış gibi anlatıp duruyorlardı… kör ve aptalcaydı.”

Bay ka hiç kimseyken tanımlanmaya başlıyor. Bir yerin adamı ya da başka bir tarafın eylemcisi…herkesin gözünde bir şey oluyor. İşte bu “olmak” fiili yüzünden bu olduğu şeyler zamanla hoşuna gidiyor. Onları benimsiyor, hangi tarafta olursa başka tarafa sırtını dönüyor. Bay ka içine girdiği yani olduğu şeyleri süreçler içinde oluyor, bütün süreçler olduğu bütün süreçlerde insanlarla ilgili, birinin yardığımı ötekinin dostluğu…vs gibi şeyler yüzünden oluyor. Yani olduğu şey, içine girdiği taraf öğrendikleriyle ilgili değil, öğrendikleri daha çok içine girdiği tarafla ilgili şeylerdi. Doğuda insanlar her şeye inançla başlar, inan…

AH BİLGE KRAL AH

"İktidara gelirseniz, hal ve hareketlerinize dikkat edin. Kibirli olmayın, kendini beğenmişlik etmeyin. Size ait olmayan şeyleri almayın, güçsüzlere yardım edin ve ahlak kurallarına uyun. Unutmayın ki sonsuz iktidar yoktur. Her iktidar geçicidir ve herkes, er veya geç, önce milletin ve nihayet Allah'ın önünde hesap verecektir."
"Nehirlerimizin üstündeki köprüler yıkılmış olabilir, köprüler yeniden inşa edilebilir, ancak önemli olan halkımızın gönüllerindeki köprüleri inşa etmektir."
ALİYA İZZET BEGOVİÇ ...

BENİM ORTADOĞUM

"Soylarla övünülmez. Araplar, Arap olduklarından Acemlerden; Acemler de, Acemi olduklarından Araplardan üstün sayılamazlar. Çünkü Allah Katında en yüce olanınız, ona karşı gelmekten en fazla kaçınanınızdır."*
İnsan bir günahla başladı varoluşuna. Bir suç onun bilincini uyandırdı. Öyle korkunç, öyle tehlikeli bir dünyaya atıldı ki, elbette Merhametli Rahman onu yeryüzünde başıboş bırakamazdı. İnsana kılavuzlar gönderdi. Yoluna ışık tuttu. Ama insan çoğu kez şaşırdı yolunu, çoğu kez başka şeylerin peşinden gitti. Çoğu kez karanlığa karıştı.
Bazen hakkın yanında yer aldı, bazen karşısında. Hak oldu batılla savaştı. Batıl oldu hakla savaştı. Durmadan çatıştı, çatışmanın hep haklı gerekçelerini buldu. Barış güzeldi ama savaşın gerekçeleri vardı. Savaş tam kalbimizin orta yerinde, Mezapotamyadaydı. Bizim kalbimiz Mezapotamyaydı.Tam ortasında savaş vardı.
Savaş Ortadoğu demekti, hiç dinmeyen bir coğrafya, hiç susmayan, hiç barışmayan bir coğrafya. Öyle uzun sürdü ki yaşlandı sava…

Klostrfobik Taralalla

günlerden karadır  aylardan yeşildir
içim dışım bayramdır
sorarlarsa nedendir
derim deliye hergün bayram

al şu siyahı tanrım
tut şu yeşili
sonunda bulduk papazı kızı
bul karayı al parayı
tavşana kaç tazıya tut oyunu
sorarlarsa nedendir
derim deliye hergün bayramdır

doğduk büyüdük öldük
üredik türedik çoğaldık
kim yalan kim doğru
değirmenci eğri
terazide bakkal doğru
meydan çakkal dolu
adamın "şarkısıyarıdakaldı
aklıkarıdakaldı*"
sorarsan devenin neresi eğridir
herkes şey ettiği açıdan doğrudur