Ana içeriğe atla

ABDULLAH GÜL YENİDEN ADAY



Erdoğan’da cumhurbaşkanı olacak telaşı görünmüyor, gayet sakin hatta öyle rahatlamış görünüyor ki, bütün meselelerini çözmüş bir hava seziyorum.

Cumhurbaşkanlığı seçimleri sorulduğunda cevaben:”yine ters köşeye yatırabiliriz” açıklamasını yapması bende cumhurbaşkanlığına aday olmayacağı kanaatini uyandırdı. Çünkü bütün istişare sonuçlarını alıyor, temel bir vurgusu hiç değişmiyor, Abdullah gül beyle de konuşacağız mesajı başka bir şeye işaret ediyor.

Herkesin gördüğü bir şey var ki gelecek sistem kriz içeriyor, yani bir düzen vaat etmiyor, tam tersine bir kaos vaat ediyor. Bu sebeple sistemin işleyişi tamamen kişilerin iyi niyetleri, siyasi olgunluklarına bağlı olarak iyi işleyebilir, aksi halde sistem işlemez hale gelecektir.

 Sistemin kaderi kişilerin kendileriyle ilgili olacaktır. Bu durum bir devlet sistemi açısından hiç kabul edilebilir bir şey gibi görünmüyor.

Geleceği olmayan bir sistemi niçin deneyimlediğimiz meselesi de baya ilginç, sanırım biraz bize özgü bir anlayıştır, kervan yolda düzülür. Sorunlar yolda çözülür, galiba en büyük yeteneğimiz de bu, sorunlar içinden sürekli çözümler üreterek çıkmamızdır. Bu bazen ciddi bedeller ödetmektedir.

Görünen o ki, sistemin işleyişi tamamen kişilerin varlığına bağlı hale gelmiştir. Bu durumda en iyi işleyen sistem şuandaki sistemdir, Abdullah Gül cumhurbaşkanı, başbakan Erdoğan olursa sistem en azından bir beş yıl daha düzenli olarak işleyecektir. Bütün diğer olasılıklar, bir sosyolojik ön görü olarak ortaya koymalıyım ki kriz içermektedir.


*bir öngörü, bakalım neler olacak.


GEÇEN YIL

KÜRTLER

TÜRKİYE’DE GÜNDOĞUMU James L. Barton Amerikan Misyoner Heyeti Sekreteri Çeviri: Zekeriya Başkal Kitabından alıntıdır. 
Türklerin ve Ermenilerin yanında, Türkiye’de Kürtlerin gördüğü ilgiyi son on yılda başka hiçbir ırk görmedi. Onlar dünyanın dikkatini 1895–1896 Ermeni katliamındaki büyük payları ve yüzyılın son çeyreğinde Hamidiye Sipahileri ve bu organizasyonda sultanla olan ilişkileriyle çektiler. Rusların 1876’da Erzurum’u kuşatması ve Türklerin Kürtleri savunmada kullanmasına –ki çok az iş yaptılar- kadar onlar hakkında kimse bir şey bilmiyordu.
Ne denirse densin Doğu Anadolu’da, Batı İran’da ve bu bölgedeki asayişle ilgili tüm konularda herhangi bir şekilde Hıristiyanlık propagandası yapılacaksa bu ırk tüm planlarda dikkate alınmalıdır. Bazen onlar Türklerle açık çekişme içindedirler ve dağlık sığınaklarına askerî birlikler gönderilir. Aynı şekilde onlara devlet tarafından silah verilmiş ve özgürlüğü elde etmek için tedbirli olmaktan çok gayretli olan Ermeni devrimci çetecileri ba…

TIKANDI BABA HİKAYESİ

Sultan Mahmut kılık kıyafetini değiştirip dolaşmaya başlamış. Dolaşırken bir kahvehaneye girmiş oturmuş. Herkes bir şeyler istiyor.
"Tıkandı Baba, çay getir!.."
"Tıkandı Baba, kahve getir!.."
Bu durum Sultan Mahmut’un dikkatini çekmiş.
– Hele baba anlat bakalım, nedir bu Tıkandı Baba meselesi?
– Uzun mesele evlat, demiş Tıkandı Baba.
– Anlat Baba anlat! Merak ettim deyip çekmiş sandalyeyi.
Tıkandı baba da peki deyip başlamış anlatmaya;
Bir gece rüyamda birçok insan gördüm, her birinin bir çeşmesi vardı ve hepsi de akıyordu. Benimki de akıyordu ama az akıyordu. “Benimki de onlarınki kadar aksın” diye içimden geçirdim. Bir çomak aldım ve oluğu açmaya çalıştım. Ben uğraşırken çomak kırıldı ve akan su damlamaya başladı.
Bu sefer içimden “Onlarınki kadar akmasa da olur, yeter ki eskisi kadar aksın” dedim ve uğraşırken oluk tamamen tıkandı ve hiç akmamaya başladı.Ben yine açmak için uğraşırken bir zat göründü ve: “Tıkandı Baba, tıkandı. Uğraşma artık”, dedi. O gün bu gün adım “Tı…

Bazı Sosyolojik Tespitler

Parti, Erdoğan ve cemaat ilişkisi üzerine:
Erdoğan otoriter değil, karizmatik. Herkes eskiden öyle bir liderimiz olsun ki, vursun yumruğunu masaya, kendini tüm dünyaya dinletsin diye söylenirdi. Şimdi öyle bir lider var; ama fazla otoriter bulunuyor, benim açımdan bu otoriterlik değil, Erdoğan’ın karizmatik gücü ve etkisinden kaynaklanmaktadır.
Demokratik liderlik mi yoksa karizmatik liderlik mi? İşte mesele. Eski siyasetçilerimiz biraz incelense, büyük oranda vazife adamı, devletin ve dünyanın kendilerine verilen görevleri yapan, durumu idare eden tiplemelerdi. Tabi eskilerden Erbakan hocayı ayırmak lazım, kaç tane lider vardır ki, kendini bir “adil düzen” hayaline adayan, ömrü boyunca bunu anlatan ve sonunda da toplumu ikna ederek oy alan.
Türkiye ilk defa cumhuriyet tarihinde karizmatik bir liderle tanıştı. Gücünü ve etkisini kendinden alan ve bunu topluma aktaran bir liderlik türüdür. Erdoğan’a olan nefretin ve sevginin aynı oranda aşırılıklar içermesinin özünde bu yatmaktadır.
Cem…