Ana içeriğe atla

KUYUNUN DİBİ

KUYUNUN DİBİ

19 Mart 2009, 11:32

“Züleyhayı tanıyan Yusuf”

Bir kuyuya attılar öldüğünü sandılar.
Geri dönüp kayboldular kardeşler
Sandılar, planladılar unuttular her şeyi
Kuyu oldu Yusuf’un, Yusuf oldu bir kader bir yol
Kardeşler bir ihanet bir ihtiras, bir kalıntı
Kuyu aydınlandı, Züleyha oldu aşk oldu
Kerem etti tanrı, bağışladı. Yusuf oldu bir kul
Kulun ömrü nedir ki evrende bir zerre bir an
Hey be gafiller cahiller softalar avanaklar
Görmez gözlerle nereye bakıyorsunuz.
Kuyunun dibinde Yusuf var züleyha var aşk var.

“Züleyhayı tanımayan çocuk”

Bırakıp gittiler kimseler görmedi
Kalabalık bir caddenin orta yerinde çocuk
Öyle bir boşluk ki, etrafında insan suretleri
Korkuyor çocuk gölgelerden, suretlerden
Ne bir aşk, ne bir aydınlık hep kara yazgı
Bildiği kadar bir dünya tanrı ve bitmeyen yokluk
Dipsiz, sonsuz karanlık bir kuyu boşluk

“ve Züleyhası kayıp dünya”

Bilirdi Yusuf Evren döner aşkla
sen bilmezsin, ruhun tanımaz yücelik
Her şeyinde bir sahtelik, bir yalan
Kılı kırk yararsın iyilik ederken
Oburlukta şehvette üstüne yok,
Sınır tanımaz neşen, eğlencen
İşine gelmedi mi yıkarsın dağıtırsın
Sen diyorsam sen koca dünyasın
Ya hiçsin aşağılardasın ya her şeysin


Senin ömrün nedir ki evrende bir zerre bir an
Hey be gafiller cahiller softalar avanaklar
Görmez gözlerle neye bakıyorsunuz.


2009 ANKARA

GEÇEN YIL

KÜRTLER

TÜRKİYE’DE GÜNDOĞUMU James L. Barton Amerikan Misyoner Heyeti Sekreteri Çeviri: Zekeriya Başkal Kitabından alıntıdır. 
Türklerin ve Ermenilerin yanında, Türkiye’de Kürtlerin gördüğü ilgiyi son on yılda başka hiçbir ırk görmedi. Onlar dünyanın dikkatini 1895–1896 Ermeni katliamındaki büyük payları ve yüzyılın son çeyreğinde Hamidiye Sipahileri ve bu organizasyonda sultanla olan ilişkileriyle çektiler. Rusların 1876’da Erzurum’u kuşatması ve Türklerin Kürtleri savunmada kullanmasına –ki çok az iş yaptılar- kadar onlar hakkında kimse bir şey bilmiyordu.
Ne denirse densin Doğu Anadolu’da, Batı İran’da ve bu bölgedeki asayişle ilgili tüm konularda herhangi bir şekilde Hıristiyanlık propagandası yapılacaksa bu ırk tüm planlarda dikkate alınmalıdır. Bazen onlar Türklerle açık çekişme içindedirler ve dağlık sığınaklarına askerî birlikler gönderilir. Aynı şekilde onlara devlet tarafından silah verilmiş ve özgürlüğü elde etmek için tedbirli olmaktan çok gayretli olan Ermeni devrimci çetecileri ba…

TIKANDI BABA HİKAYESİ

Sultan Mahmut kılık kıyafetini değiştirip dolaşmaya başlamış. Dolaşırken bir kahvehaneye girmiş oturmuş. Herkes bir şeyler istiyor.
"Tıkandı Baba, çay getir!.."
"Tıkandı Baba, kahve getir!.."
Bu durum Sultan Mahmut’un dikkatini çekmiş.
– Hele baba anlat bakalım, nedir bu Tıkandı Baba meselesi?
– Uzun mesele evlat, demiş Tıkandı Baba.
– Anlat Baba anlat! Merak ettim deyip çekmiş sandalyeyi.
Tıkandı baba da peki deyip başlamış anlatmaya;
Bir gece rüyamda birçok insan gördüm, her birinin bir çeşmesi vardı ve hepsi de akıyordu. Benimki de akıyordu ama az akıyordu. “Benimki de onlarınki kadar aksın” diye içimden geçirdim. Bir çomak aldım ve oluğu açmaya çalıştım. Ben uğraşırken çomak kırıldı ve akan su damlamaya başladı.
Bu sefer içimden “Onlarınki kadar akmasa da olur, yeter ki eskisi kadar aksın” dedim ve uğraşırken oluk tamamen tıkandı ve hiç akmamaya başladı.Ben yine açmak için uğraşırken bir zat göründü ve: “Tıkandı Baba, tıkandı. Uğraşma artık”, dedi. O gün bu gün adım “Tı…

Bazı Sosyolojik Tespitler

Parti, Erdoğan ve cemaat ilişkisi üzerine:
Erdoğan otoriter değil, karizmatik. Herkes eskiden öyle bir liderimiz olsun ki, vursun yumruğunu masaya, kendini tüm dünyaya dinletsin diye söylenirdi. Şimdi öyle bir lider var; ama fazla otoriter bulunuyor, benim açımdan bu otoriterlik değil, Erdoğan’ın karizmatik gücü ve etkisinden kaynaklanmaktadır.
Demokratik liderlik mi yoksa karizmatik liderlik mi? İşte mesele. Eski siyasetçilerimiz biraz incelense, büyük oranda vazife adamı, devletin ve dünyanın kendilerine verilen görevleri yapan, durumu idare eden tiplemelerdi. Tabi eskilerden Erbakan hocayı ayırmak lazım, kaç tane lider vardır ki, kendini bir “adil düzen” hayaline adayan, ömrü boyunca bunu anlatan ve sonunda da toplumu ikna ederek oy alan.
Türkiye ilk defa cumhuriyet tarihinde karizmatik bir liderle tanıştı. Gücünü ve etkisini kendinden alan ve bunu topluma aktaran bir liderlik türüdür. Erdoğan’a olan nefretin ve sevginin aynı oranda aşırılıklar içermesinin özünde bu yatmaktadır.
Cem…