Ana içeriğe atla

Sayın Başkan

Gelecek çok şeye gebe, gelecek umutlu, gelecek Türkiye’nin olması için size destek vereceğiz, siz bu milletin vicdanısınız, siz bu milletin en onurlu evlatlarından birisiniz.

Siz sayın başkan, artık fiili olarak bu milletin başkanısınız, bu milletin davasının, inancının, geleceğinin, mülkünün bekçisisiniz, coğrafyanın umudu, coğrafyanın yetimlerinin ellerini uzattığı, dualar ettiği bir makamda olacaksınız.

Mülk emanettir sayın başkan, mülk yetimindir, yoksulundur, milletindir, öyle bu emaneti yüklenmek kolay değildir, bunun sorumluluğu da ağırdır. Hesabı çetindir. Mülkü adalette dağıtınız, adaletle hükmediniz.

Siz sayın başkan, bu milleti hiç yarı yolda bırakmadınız, bu millette sizi yarı yolda bırakmayacak. Tarihi bu milletle birlikte yazıyorsunuz.

Bir uzun yola çıkmaya hüküm giymiş gibisiniz. Varlığınız milletin varlığıyla mündemiç olmuştur, siz sayın başkan milletinizle birlikte ıslanmışsınız yağan yağmurlarda.

Siz sayın başkan, yolunuz uzun, çetin, dikenli, düşmanlarla çevrili, ama dualarla yürüyorsunuz, duanın etrafınıza ördüğü çelik zırhıyla yürüyorsunuz. Bütün saldırılara rağmen, bütün düşmanlıklara rağmen dik duruyorsunuz.

Biz sana çok inandık sayın başkan. Biz sana inandık, emaneti hiç durmadan senin üzerine yüklüyoruz. Bu emanet, yetimlerin, mazlumların emanetidir. Siz bu coğrafyanı kaderisiniz, biz sana coğrafyanın kaderini yüklüyoruz sayın başkan.

Bütün gönül zenginliğiyle kabul ediyorsun emaneti, bütün mütevazılığınla kabul ediyorsun, oysa artık yoldan çekilebilirsiniz, bu yolda yürümek istemezseniz bile yaptıklarınız bu millete yeter, ama siz öyle aşıksınız ki toprağınıza, coğrafyanıza, milletinize, bu aşkı yolunuz biliyorsunuz.

Siz sayın başkan, siz milletin aşkını kendi yolunuz biliyorsunuz. O yol uzun ince bir yol, Aşık Veysel’in, Yunus’un, Alparslan’ın, Selahaddin Eyyübi’nin yoludur.

Siz sayın başkan öyle kutlu, öyle aziz bir milletle yürüyorsunuz ki, tarih coğrafya bu yürüyüşe şahitlik ediyor, yetimler şahitlik ediyor.

Düşmanlarınız bile yolcuğunuzun ne kutlu bir zafer getirdiğini görüyor, omuzlarını düşürüyor, kalkanlarını indiriyorlar.

Siz sayın başkan hiç seçim kaybetmediniz, bu seçimi de kaybetmeyeceksiniz, siz hiç değişmeden, aynı vakur duruşunuzla emanete sahip çıkmaya devam edeceksiniz, etrafınıza örülü bütün hilelere rağmen, o hileleri bozan Allah’ın adıyla yürüyeceksiniz sayın başkan.



GEÇEN YIL

TÜRKİYEMİZİN GELECEĞİ

Türklerin tarihi yazılamayacak kadar uzun bir zamana yayılmıştır. Yazılamayacak kadar geniş bir coğrafyaya yayılmıştır.  Bunun için üzerine konuşmak yazmak oldukça zordur. Çoğu zaman hakikat diye ortaya konulan şeyler sadece bir parçası, o tarihin yansımasından ibaret kalır.
Milletlerin tarihi tek düze devamlı gelişen bir çizgide ilerlemez, zikzaklar çizer. Büyük uluslar tarih sahnesine bir çıkarlar, bir yıldız gibi parlarlar sonra söner geri çekilirler.
İşte Türklerin tarihi de zaman zaman insanlığın en ideal düzenlerinin inşa edildiği, zaman zaman da çökmelerin kırılmaların olduğu bir tarihtir.
Biz birkaç kez tarih sahnesinden çekildik, birçok kez insanlığa yeni ufuklar çizdik, insanlara huzurlu medeniyetler inşa ettik.
Nihayetinde Osmanlı gibi en mütekamil bir devleti inşa ettik. Asırlar boyu yaşadığımız topraklara barış ve huzur getirdik. Söğütte dikilen bir çınar koca bir ormana dönüştü ve tarihler boyu gölgesinde insanlar huzur buldu.
Başlayan her şeyin bittiği gibi bu yıldız da s…

KÜRTLER

TÜRKİYE’DE GÜNDOĞUMU James L. Barton Amerikan Misyoner Heyeti Sekreteri Çeviri: Zekeriya Başkal Kitabından alıntıdır. 
Türklerin ve Ermenilerin yanında, Türkiye’de Kürtlerin gördüğü ilgiyi son on yılda başka hiçbir ırk görmedi. Onlar dünyanın dikkatini 1895–1896 Ermeni katliamındaki büyük payları ve yüzyılın son çeyreğinde Hamidiye Sipahileri ve bu organizasyonda sultanla olan ilişkileriyle çektiler. Rusların 1876’da Erzurum’u kuşatması ve Türklerin Kürtleri savunmada kullanmasına –ki çok az iş yaptılar- kadar onlar hakkında kimse bir şey bilmiyordu.
Ne denirse densin Doğu Anadolu’da, Batı İran’da ve bu bölgedeki asayişle ilgili tüm konularda herhangi bir şekilde Hıristiyanlık propagandası yapılacaksa bu ırk tüm planlarda dikkate alınmalıdır. Bazen onlar Türklerle açık çekişme içindedirler ve dağlık sığınaklarına askerî birlikler gönderilir. Aynı şekilde onlara devlet tarafından silah verilmiş ve özgürlüğü elde etmek için tedbirli olmaktan çok gayretli olan Ermeni devrimci çetecileri ba…

Baki’den

Gitdi Kayser kasrınuñ tâk u revâkı kalmadı Nice Kisrâ geçdi tâk u tumturâkı kalmadı
Bezm-i kesretden biz en evvel götürdük ayagı Meclis âhir oldı gitdi bâde sâkî kalmadı
Şevk u zevk ehli çekildi biz dahı yâ Hû didük Zevki gitdi ‘âlemüñ ehl-i mezâkı kalmadı
Tolu urmış tarlaya döndürdi devrân sohbeti   Câm sınmış mey dökilmiş dest-i sâkî kalmadı
Gam degül Bâkî bekâ semtine kılsa irtihâl Nice şehler bu fenâ mülkinde bâkî kalmadı

Baki’den
Ey göñül a’yân-ı devlet içre himmet kalmadı Kimden umarsın kerem ehl-i mürüvvet kalmadı 
Nefse nefsi oldı ‘âlem her kişi hayretdedür Kimseden hîç kimseye dermâna tâkat kalmadı
Ey dirîgâ lutf u ihsânuñ kapusın yapdılar Zikri hayr olsun dinür sâhib-sa’âdet kalmadı
Gel zuhûr it kandasın ey Mehdî-i sâhib-kırân Kim cihânda zâhir olmaduk ‘alâmet kalmadı
Câhil ü nâ-dân oh gör ister isen mertebe
Kim kemâl ehline Bâkî şimdi ragbet kalmadı