Ana içeriğe atla

ESKİ DOST YENİ DÜŞMAN

 “ Eski dostlar düşman, eski düşmanlar dost olur”

Türkiye’nin önümüzdeki günlerde siyaset tarzını belirleyen temel unsurun, “eski dostlar düşman olur, düşmanlar dost olur”, şiarı olacağından hiç kuşku yok. Eskiden birbirine karşı büyük bir düşmanlık duyan, hatta varlıklarını ortadan kaldırmak isteyen gruplar haziran seçimlerinde doğal bir ittifaka gidecekler. Bunun özünde elbette ak parti ve Erdoğan düşmanlığı yatıyor.

Siyaset millet ya da ülke çıkarları adına yapılmıyor, bireylerin ve zümrelerin çıkarları için yapıldığından bu tür ittifakların yadırganacak, kınanacak bir tarafı yoktur. Türkiye’deki bazı siyasetçilerin temel bazı ilkeleri bu birleşmeleri anlamlı hale getiriyor, zümre siyaseti, çıkar siyaseti ve dogmatik siyasi inançlara olan bağlılıkları nedeniyle.

Ak parti ise eski dostlarının hışmına uğruyor, devlete yerleştirdiği bürokrasinin düşmanlığıyla karşı karşıya geliyor, hem sahada hem de devlet içinde ki bu yapı,  ak partinin ittifak ettiği, dostluk tuttuğu bir zümreydi. Haziran seçimlerinde ak parti onlara karşı da büyük bir mücadele vermek zorunda.

“Cemaat elindeki bürokratik güçle manipülasyonlarını sürdürür”

Cemaatin sosyolojik okuması olmadığı için, daha çok bürokratik gücüyle yani açıkçası devletin bir takım organları eliyle seçimlerde ak partiyi yani hükümeti zora düşürecek eylemlere kalkışabilir, faili meçhuller, gizemli trafik kazaları, tutuklamalar, sokaklarda bilinmeyen çatışmalar ve kargaşalar görebiliriz.

Bu tür olaylarla milletin reyinin rengini muhalefete dönmesi için bu eylemler ak parti karşıtları tarafından kullanacaktır. Aslında büyük bir organizasyon gerçekleşecek, çünkü bu zümre bu seçimin kendi varlığı için son şans olduğunu biliyor. Bunun farkında, eğer bu seçimlerde ak partiyi zayıflatmazsa varlığı ortadan kalkacaktır. Çünkü başarısızlığın bedelini illaki ödeyecek, ödetirler, kuklaların ömrü işe yarayana kadardır, işe yaramayınca ortadan kaldırırlar.

Bu zümrenin birkaç avantajlı tarafı var, ak partiyi iliklerine kadar biliyor, çünkü nihayetinde onların dostlarıydı. Partinin ileri gelenlerinin evlerinin içindeydiler, kapı komşuları, yüksek duvarlarla çevrili o gizemli sitelerin birbirine komşu insanlarıdır. Bu yüzden “korkma, titre” argümanı hala geçerliliğini koruyor.

“Kürt siyasi hareketi çok parçalı hale gelir”

Kürtlerden en büyük oyu alan ak parti bu seçimlerde muhtemelen kürt seçmenini kaybedecektir, bunun ak partinin ve hükümetin yaptıklarıyla, ya da yapmadıklarıyla bir ilgisi olmayacaktır. Çünkü Kürtler içinde çalışacak bir muhafazakâr partinin doğmuş olması önemli, ikincisi ise İmralı’nın seçimlerde hdp’nin bir zaferle çıkması için ilan edeceği taktiksel barış söylemi önemli olacaktır.

Kürtler artık hpd’nin kendileri için bir siyasi aktör olması gerekliliğine inanabilir.  Bu bakış açısı batıdaki ve doğudaki bütün Kürtlerin hdp’ye oy vermelerine neden olacaktır. Kürtlerin büyük çoğunluğu siyasette başat bir aktör olan kürt siyasi hareketini elbette destekleyeceklerdir.

Kürtlerin ak partiye destekleri tamamen kesilecek gibi sosyolojik okuma elbette yanlış olur, Kürtlerin bir kısmında ak partiye destek söylem bazında devam edecektir, ama kürtlerin sandık başındaki seçimleri farklı olacaktır.


  “haziran seçimlerinde ak partinin bir rakibi yok”

Ak partinin seçim zaferleri, tarihi oy oranları ve birçok ilke imza atan siyasi serüveni aynı şekilde devam edecektir. Gelecek seçimlerde ak partiye siyaseten rakip olabilecek ne bir siyasi parti var, ne de siyasi bir yol var.



GEÇEN YIL

TÜRKİYEMİZİN GELECEĞİ

Türklerin tarihi yazılamayacak kadar uzun bir zamana yayılmıştır. Yazılamayacak kadar geniş bir coğrafyaya yayılmıştır.  Bunun için üzerine konuşmak yazmak oldukça zordur. Çoğu zaman hakikat diye ortaya konulan şeyler sadece bir parçası, o tarihin yansımasından ibaret kalır.
Milletlerin tarihi tek düze devamlı gelişen bir çizgide ilerlemez, zikzaklar çizer. Büyük uluslar tarih sahnesine bir çıkarlar, bir yıldız gibi parlarlar sonra söner geri çekilirler.
İşte Türklerin tarihi de zaman zaman insanlığın en ideal düzenlerinin inşa edildiği, zaman zaman da çökmelerin kırılmaların olduğu bir tarihtir.
Biz birkaç kez tarih sahnesinden çekildik, birçok kez insanlığa yeni ufuklar çizdik, insanlara huzurlu medeniyetler inşa ettik.
Nihayetinde Osmanlı gibi en mütekamil bir devleti inşa ettik. Asırlar boyu yaşadığımız topraklara barış ve huzur getirdik. Söğütte dikilen bir çınar koca bir ormana dönüştü ve tarihler boyu gölgesinde insanlar huzur buldu.
Başlayan her şeyin bittiği gibi bu yıldız da s…

ÜZÜLME

Kaybolan Yusuf döner gelir Kenan’a, üzülmeHüzünler kulübesi döner bir gülistana, üzülme  Gamlı gönül, düzelir halin, karamsar olma
Şu divane başım kavuşur yine huzura, üzülme

Ömür baharı dönse yine çimenlik tahtına
Güzel öten kuşum, çelenk koyarsın başına, üzülme.

Felek dönmediyse iki gün muradımızca
Devran böyle sürmez ya hep; üzülme

Yitirme umudunu aman! Bilmiyorsun gayb sırlarını
Perde arkasında ne gizli oyunlar döner! Üzülme

Gönlüm, varlığımın temelini götürse de yokluk seli
Nuh’tur kaptanın; dert etme tufanı, üzülme.

Çölde yürüyeceksen Kâbe’ye varma şevkiyle
Deve dikenleri yaksa da canını, üzülme.

Konak yeri tehlikeli, varış yeri çok mu uzak
Sonu gelmeyecek bir yol yoktur; üzülme.

Canandan ayrılık, rakibimin sıkıştırması; halim bu
Biliyor hepsini halden hale sokan Tanrı; üzülme.

Hafızım, fakirlik köşesinde, kara gecelerin halvetinde
Virdin dua ile Kur’ân dersiyse, üzülme
ŞİRAZLI HAFIZ

KÜRTLER

TÜRKİYE’DE GÜNDOĞUMU James L. Barton Amerikan Misyoner Heyeti Sekreteri Çeviri: Zekeriya Başkal Kitabından alıntıdır. 
Türklerin ve Ermenilerin yanında, Türkiye’de Kürtlerin gördüğü ilgiyi son on yılda başka hiçbir ırk görmedi. Onlar dünyanın dikkatini 1895–1896 Ermeni katliamındaki büyük payları ve yüzyılın son çeyreğinde Hamidiye Sipahileri ve bu organizasyonda sultanla olan ilişkileriyle çektiler. Rusların 1876’da Erzurum’u kuşatması ve Türklerin Kürtleri savunmada kullanmasına –ki çok az iş yaptılar- kadar onlar hakkında kimse bir şey bilmiyordu.
Ne denirse densin Doğu Anadolu’da, Batı İran’da ve bu bölgedeki asayişle ilgili tüm konularda herhangi bir şekilde Hıristiyanlık propagandası yapılacaksa bu ırk tüm planlarda dikkate alınmalıdır. Bazen onlar Türklerle açık çekişme içindedirler ve dağlık sığınaklarına askerî birlikler gönderilir. Aynı şekilde onlara devlet tarafından silah verilmiş ve özgürlüğü elde etmek için tedbirli olmaktan çok gayretli olan Ermeni devrimci çetecileri ba…