Ana içeriğe atla

Korkma, Çanakkale Geçilmedi.

“Mehmetçiğim, Küçük Muhammed’im, ruhun şad olsun…emanetin emin ellerde”

Uğruna destanlar yazılan Mehmed’im, uğruna ağıtlar yakılan Mehmed’im sen rahat uyu toprağında, biz bastığımız yerleri toprak diyerek geçmiyoruz…şimdi bak her yerde uyanıyor yeniden bir millet, her yerde seni yad ediyoruz. On beşlik kınalı kuzuların, torunların şimdi senin karşında esas duruşta seni selamlıyor senin hatıranı selamlıyorlar… Tarih seni selamlıyor, bir millet seni selamlıyor, zaman seni selamlıyor Mehmed’im…

Yüzlerce yıl hatırlanmayan, kara kavruk teniyle alay edilen, İstanbul tiyatrolarında “idraksiz türk” diye anılan bir milletin evladıydın…Mehmed’im savaş çıkmıştı ve cepheler seni bekliyordu… Yine cephelerde ön saflarda vatan bekçisi, sancağın bekçisi sen oluyordun…

Sen ki savaş meydanlarının kahraman cesur askerisin…sen ki Mehmed’im tarih şahittir savaşmayı iyi bilirsin.

Sen  gözü tok, gönlü tok, ekmeğini taştan çıkartan bir milletin evladıydın…yalın ayak başı kabak, baldırı çıplak, mektepsiz, okulsuz köylüydün, ama sen bir milletin sancağını yere düşürmedin.. Mehmed ölürdü, ama teslim olmazdı, yazmıştı bir kere tarih….hem nasıl yazmıştı Mehmed’i, merhametli askerdi, kıymazdı aman dileyene, zalime aslan kesilir mazlumun önüne siper olurdu… şimdi düşmanların bile seni saygıyla anıyor Mehmed’im.

Dünya yekvücut Mehmed’in yurduna vuruyordu… dayan Mehmed’im zafer senindir. Kutlu dava senindir, öyle kutlu bir yol yürüdün ki yalnız sen yürüyebilirdin bu yolu.

Düşman kalabalık, düşmanın her şeyi var, Mehmed’im senin neyin vardı imanından gayrı, tüfeksiz mermisiz yalın kılıç Gelibolu’da, Anafartalar’da, Cönkbayrı’nda Çanakkale’nin bütün tepelerinde inançla direniyordun, o pak sineni siper ediyordun topa tüfeğe karşı…

Gerinde binlerce hain, gerinde saray entrikaları gerinde hiç tanımadığın padişahların taht oyunları vardı…sen savaştın Mehmed’im arkana bakmadan, yine de sen bakma arkana Mehmed’im…

Mehmed’in uğruna dövüştüğü topraklar, binlerce yıldır karasabanıyla işlediği o toprak o gün mezar oluyordu.… anlın yazısıydı, şehit olmak alnına yazıldıysa, o gün ölmeliydi Mehmed… düşünmeden, gözünü kırpmadan “Allah Allah” diyerek ölmeliydi, yine üzerine binmişti tarih, yine üzerine binmişti iman davası, o gün Mehmed ölmeliydi…o gün Mehmed ölerek diriliyordu… topraktan binlerce fidan, binlerce genç işte karşında Çanakkale ufkunda… güneşin doğuşunu karşılıyor, senin hatıranı yad ediyor.

Mehmed vatan uğruna ölmezse biliyor toprağı işleyemeyecek, biliyor ki imanı gidecek Mehmed bu topraklar için ölmezse vatanı olmayacak, dini diyaneti olmayacak, gömüleceği bir  yurdu olmayacak…


Mehmed’im gözünü budaktan esirgemez, çekinmez vatanı ve milleti uğruna canını feda etmekten. Yine davranır… Mehmed’im davranırsa bir kere dünya önünde titrer, korkma Mehmed’im, sen orada yalnız değilsin, Korkma, Çanakkale geçilmedi.

GEÇEN YIL

TIKANDI BABA HİKAYESİ

Sultan Mahmut kılık kıyafetini değiştirip dolaşmaya başlamış. Dolaşırken bir kahvehaneye girmiş oturmuş. Herkes bir şeyler istiyor.
"Tıkandı Baba, çay getir!.."
"Tıkandı Baba, kahve getir!.."
Bu durum Sultan Mahmut’un dikkatini çekmiş.
– Hele baba anlat bakalım, nedir bu Tıkandı Baba meselesi?
– Uzun mesele evlat, demiş Tıkandı Baba.
– Anlat Baba anlat! Merak ettim deyip çekmiş sandalyeyi.
Tıkandı baba da peki deyip başlamış anlatmaya;
Bir gece rüyamda birçok insan gördüm, her birinin bir çeşmesi vardı ve hepsi de akıyordu. Benimki de akıyordu ama az akıyordu. “Benimki de onlarınki kadar aksın” diye içimden geçirdim. Bir çomak aldım ve oluğu açmaya çalıştım. Ben uğraşırken çomak kırıldı ve akan su damlamaya başladı.
Bu sefer içimden “Onlarınki kadar akmasa da olur, yeter ki eskisi kadar aksın” dedim ve uğraşırken oluk tamamen tıkandı ve hiç akmamaya başladı.Ben yine açmak için uğraşırken bir zat göründü ve: “Tıkandı Baba, tıkandı. Uğraşma artık”, dedi. O gün bu gün adım “Tı…

KÜRTLER

TÜRKİYE’DE GÜNDOĞUMU James L. Barton Amerikan Misyoner Heyeti Sekreteri Çeviri: Zekeriya Başkal Kitabından alıntıdır. 
Türklerin ve Ermenilerin yanında, Türkiye’de Kürtlerin gördüğü ilgiyi son on yılda başka hiçbir ırk görmedi. Onlar dünyanın dikkatini 1895–1896 Ermeni katliamındaki büyük payları ve yüzyılın son çeyreğinde Hamidiye Sipahileri ve bu organizasyonda sultanla olan ilişkileriyle çektiler. Rusların 1876’da Erzurum’u kuşatması ve Türklerin Kürtleri savunmada kullanmasına –ki çok az iş yaptılar- kadar onlar hakkında kimse bir şey bilmiyordu.
Ne denirse densin Doğu Anadolu’da, Batı İran’da ve bu bölgedeki asayişle ilgili tüm konularda herhangi bir şekilde Hıristiyanlık propagandası yapılacaksa bu ırk tüm planlarda dikkate alınmalıdır. Bazen onlar Türklerle açık çekişme içindedirler ve dağlık sığınaklarına askerî birlikler gönderilir. Aynı şekilde onlara devlet tarafından silah verilmiş ve özgürlüğü elde etmek için tedbirli olmaktan çok gayretli olan Ermeni devrimci çetecileri ba…

KÜRDİSTAN NERESİDİR

Tarihsel olarak Kürtlerin varlığına ve nerede yaşadıklarına ilişkin son yıllarda çalışmalar yapılmış olsa da bu konuda yeterli kaynakların ve kayıtların olmaması içinden çıkılmaz bir tartışmayı da başlatmış görünmektedir.
Pkk ve onun taraftarlarına göre Kürtlerin kökeni ta Sümerlere kadar, bir kısım İslamcılara göre ise bunun bir önemi yok Kürtler erken dönem Müslümanlarından olan Kürdistan’da yaşayan bir millet… tabi millet demekten de geri durmuyorlar, bu millet tanımının tarihi ve sosyolojik dayanakları olmasa da yinede bir şeyler uydurmaktan geri durmuyorlar..
Kürtler kimdir sorusunu sosyolojik olarak cevaplamak oldukça zordur, ama Arap kaynaklarında El Ekrad diye bir topluluğun varlığına ilişkin kayıtlarda, Kürtlerin dağlarda yaşayan vahşi topluluklar olduğu, ya da isyan halinde olan bir topluluk olduğu, dr Bekir biçerin, Arap kaynaklarını tarayarak elde ettiği bilgilerden çıkarılmaktadır.
Kürdistan’ın varlığına ilişkin dr. Bekir biçerin taradığı kaynaklarda ise, bir coğrafya adı ol…