Ana içeriğe atla

CHP İktidar Olamaz.

Türk siyasetinde taşlar kolay kolay yerinden oynamaz, hele öyle birkaç ikramiye sözüne siyasette yaprak bile kımıldamaz.

Muhalefet ak parti seçmenin makarnayla, kömürle oyunu sattığını düşünerek, kim ne veriyorsa iki katını veriyorum ki oyunu bana ver propagandası yapıyor. Seçmeni satın alınacak ahmak olarak algılamak tam da bizim chp gibi bir partiye yakışırdı.

Bir türlü ak partinin niye oy aldığını anlamadılar, anlamak istemediler. Hep oy istedikleri seçmenleri kömürle, makarnayla oy satıyorsun suçlamalarında bulundular.

Şimdi çıktılar, oylarınızı bize verin size çok güzel şeyler verelim kafasıyla Türkiye’yi yönetmeye aday oluyorlar ki ben bunların Türkiye’yi yöneteceğine hiçbir zaman ikna olmadım.

Türkiye’de seçmen chp ve benzerlerine hiçbir zaman iktidarı teslim etmez. Bakınız Türkiye büyük bir krizdeyken bile seçmen her zaman en makul olanı seçmeyi tercih etti. Çünkü seçmenimizin sağduyusu aklı kalbi vicdanı sağlam çalışır. Yalpalamaz, memleketi maceralara sürükleyecek tiplere prim vermez, en makul olanı bulur ve seçer.

Koalisyon hükümetlerini gördük, yaşadık. Başımıza neyin geleceğini iyi biliyoruz, bugün muhalefet bize böyle bir iktidar vaadinde bulunuyor. Oysa bu kadar karışık bir coğrafyada bu kadar kritik bir siyasal iklimde koalisyon hükümetleri ne yapabilir. Bize güçlü bir liderlik, güçlü bir iktidar gerekir. Şuan da zaten güçlü bir liderliğimiz var. Millet bundan asla vazgeçmeyecektir. Hiçbir şey adına bu güçlü yönetim anlayışından vazgeçmeyecektir.

Siz ne yaparsanız yapın, ağzınızla kuş tutsanız da, sizi havada uçarken görse de bu seçmenden iktidar olacak oyu alamayacaksınız. Çünkü size verilecek her bir oy belirsizliğe, karanlığa ve ne olacağı belli olmayan bir iktidar yapısına verileceğini bu seçmen iyi bilir.

Kürtler nasıl oluyor da hdp gibi kendini Kürtlerin temsilcisi sayan bir partiye oy vermiyorlar, mesele Türkler mhp’ye hepsi birden oy vermiyor, işte türk siyaseti bu kadar derin seçimler içerir, bilir ki mhp’nin de hdp’nin de varlığı yükselişi millet için, milletin geleceği için tehlikelidir. O yüzden onları sistemde tutar, ama sistemin tepesine çıkarmaz.

Siz seçmeni ne sanıyorsunuz, para için her şeylerini satarlar mı sanıyorsunuz, binlerce yıldır bu topraklara hükmetmiş insanların torunları öyle üç beş liraya her şeyini satar mı sanıyorsunuz…kimin ruhunda ne varsa, karşısındakinde de o var sanır.

Muhalefetin vaatleri tam biz fakirlere göre, eğer cebimi düşünecek olsaydım, oyum satılık olsaydı belki size oy verebilirdim, ama ben milletimi ve ülkemi kendimden cebimden daha çok düşünüyorum. Onun için de Türkiye’yi yönetebilecek partiye oy veremeye devam edeceğim.


GEÇEN YIL

KÜRTLER

TÜRKİYE’DE GÜNDOĞUMU James L. Barton Amerikan Misyoner Heyeti Sekreteri Çeviri: Zekeriya Başkal Kitabından alıntıdır. 
Türklerin ve Ermenilerin yanında, Türkiye’de Kürtlerin gördüğü ilgiyi son on yılda başka hiçbir ırk görmedi. Onlar dünyanın dikkatini 1895–1896 Ermeni katliamındaki büyük payları ve yüzyılın son çeyreğinde Hamidiye Sipahileri ve bu organizasyonda sultanla olan ilişkileriyle çektiler. Rusların 1876’da Erzurum’u kuşatması ve Türklerin Kürtleri savunmada kullanmasına –ki çok az iş yaptılar- kadar onlar hakkında kimse bir şey bilmiyordu.
Ne denirse densin Doğu Anadolu’da, Batı İran’da ve bu bölgedeki asayişle ilgili tüm konularda herhangi bir şekilde Hıristiyanlık propagandası yapılacaksa bu ırk tüm planlarda dikkate alınmalıdır. Bazen onlar Türklerle açık çekişme içindedirler ve dağlık sığınaklarına askerî birlikler gönderilir. Aynı şekilde onlara devlet tarafından silah verilmiş ve özgürlüğü elde etmek için tedbirli olmaktan çok gayretli olan Ermeni devrimci çetecileri ba…

Baki’den

Gitdi Kayser kasrınuñ tâk u revâkı kalmadı Nice Kisrâ geçdi tâk u tumturâkı kalmadı
Bezm-i kesretden biz en evvel götürdük ayagı Meclis âhir oldı gitdi bâde sâkî kalmadı
Şevk u zevk ehli çekildi biz dahı yâ Hû didük Zevki gitdi ‘âlemüñ ehl-i mezâkı kalmadı
Tolu urmış tarlaya döndürdi devrân sohbeti   Câm sınmış mey dökilmiş dest-i sâkî kalmadı
Gam degül Bâkî bekâ semtine kılsa irtihâl Nice şehler bu fenâ mülkinde bâkî kalmadı

Baki’den
Ey göñül a’yân-ı devlet içre himmet kalmadı Kimden umarsın kerem ehl-i mürüvvet kalmadı 
Nefse nefsi oldı ‘âlem her kişi hayretdedür Kimseden hîç kimseye dermâna tâkat kalmadı
Ey dirîgâ lutf u ihsânuñ kapusın yapdılar Zikri hayr olsun dinür sâhib-sa’âdet kalmadı
Gel zuhûr it kandasın ey Mehdî-i sâhib-kırân Kim cihânda zâhir olmaduk ‘alâmet kalmadı
Câhil ü nâ-dân oh gör ister isen mertebe
Kim kemâl ehline Bâkî şimdi ragbet kalmadı

Bazı Sosyolojik Tespitler

Parti, Erdoğan ve cemaat ilişkisi üzerine:
Erdoğan otoriter değil, karizmatik. Herkes eskiden öyle bir liderimiz olsun ki, vursun yumruğunu masaya, kendini tüm dünyaya dinletsin diye söylenirdi. Şimdi öyle bir lider var; ama fazla otoriter bulunuyor, benim açımdan bu otoriterlik değil, Erdoğan’ın karizmatik gücü ve etkisinden kaynaklanmaktadır.
Demokratik liderlik mi yoksa karizmatik liderlik mi? İşte mesele. Eski siyasetçilerimiz biraz incelense, büyük oranda vazife adamı, devletin ve dünyanın kendilerine verilen görevleri yapan, durumu idare eden tiplemelerdi. Tabi eskilerden Erbakan hocayı ayırmak lazım, kaç tane lider vardır ki, kendini bir “adil düzen” hayaline adayan, ömrü boyunca bunu anlatan ve sonunda da toplumu ikna ederek oy alan.
Türkiye ilk defa cumhuriyet tarihinde karizmatik bir liderle tanıştı. Gücünü ve etkisini kendinden alan ve bunu topluma aktaran bir liderlik türüdür. Erdoğan’a olan nefretin ve sevginin aynı oranda aşırılıklar içermesinin özünde bu yatmaktadır.
Cem…