Ana içeriğe atla

HDP BARAJI AŞAMAZ

Hpd’nin Türk soluyla, özellikle de ak parti karşıtlarını bir araya getirerek barajı aşma hayali asla gerçekleşmeyecek. Birçok kesimin hdp’nin barajı aşması üzerinden Erdoğan’ı ve Ak Partiyi yok etme hayali kuruyor olsa da bu seçimlerde de hevesleri kursaklarında kalacaktır. Çünkü Türk solunun, etnik siyasetin ve marksist ideolojik zihniyetin Türkiye’de bir karşılığı yoktur.

Öyle bir dünya düşününki, tehditle, ölümle, şiddetle beslenen siyasi bir parti Türkiye’de barajı aşmaya aday, böyle bir şey olabilir mi? Böyle bir parti Avrupa’nın herhangi bir ülkesinde olsa bütün batı medeniyeti ayağa kalkardı. Bugün hpd o çok sevdiği batılı müttefiklerin ülkesinde siyaset yapmaya kalksa ya silahlı bir terör örgütüyle birlikte… batılılar nasıl demokrat olduklarını hdp’li kardeşlerine gösterirlerdi. Ama Türkiye, o düşmanı oldukları ülke, bugün buna müsaade etmiş durumda ki, tek amacı var barış olsun, çatışma olmasın, kardeşkanı dökülmesin diye.

Muhafazakâr soslu Marksist ve terör destekli bir siyasi yapılanma Türkiye için, Türk siyaseti için bir tehdittir. Bu tehdidin anlamını 6-7 Ekim olaylarında gördük, böyle bir sosyoloji hala hdp’nin iki dudağının arasındadır.

Bu kadar terörle iç içe geçmiş bir yapı legal siyasi arenada gülümseyerek oy istiyor. Oysa o gülümsenin ardında kandil var, ağır silahlar var, etnik bir öfke gizli… yani o gülümseme masum değil. Bu yüzden hdp’nin barışçı güvercin görüntüsünün altında bir şahin yatıyor.

Millet bu gülümsemeye kanar mı sanıyorsun, bu sahte gülümsemeye, iyilik meleği görüntüsüne oy verir mi sanıyorsunuz… öyle ise yanılıyorsunuzdur. Bu millet sizin o öfkeli, intikam peşinde koşan faşist etnik kafa yapınıza oy vermeyecektir. Bir sosyolog olarak şimdiden söyleyeyim ki, hani Demirtaş “seni” başkan yaptırmayacağız diye kesin konuşuyor ya, bende ona atfen aynı kesinlikte yargıda bulunuyorum ki eski oy oranından başka oy alamayacaksınız.

Türkiye’de Sayın Erdoğan kadar bölgeyi, Kürtleri dert edinen başka bir siyasetçi çıkmamışken, Sayın Erdoğan’ın “baldıran zehri” bile içmeyi göze almış olarak yürüttüğü politikalara karşı, yaptıklarına karşı ancak hainler düşman kesilir. Kürtlerin o derece hain olabileceğini düşünmek bile istemem.

Belki Demirtaş ve avanesi etnik rüyalar görüyor olabilir. Ama o etnik rüyaların kobani’de nasıl kâbusa dönüştüğünü iyi anlaması lazım. Orada bir zafer yoktu, orada bölge halklarına düşman kesilirseniz, bölge halklarına meydan okursanız, bunun bedelini ödersiniz vardı. Yapayalnız kalırsınız, Türkiye’den başkada dost bulamazsınızın görüntüsü vardı.

Demirtaş’a oy verirken, hiç mi düşünmeyeceksiniz kandilin varlığını, 6-7 Ekim olaylarında yaşananlar aklınıza hiç mi gelmeyecek, bunları unutmak nasıl mümkün olur ki?  Ama ben biliyorum ki bu toprakların insanı aklıselimdir, vicdanlıdır. Şirin söylemlerin altında nasıl bir karanlığın yattığını görecek kadar feraset sahibidir. Akıl sahibidir.


Üstelik Demirtaş’ın ardından pkk gibi bir terör örgütünü alın, geriye ne kalır? Mesela Demirtaş’tan Kürtçü söylemi de çıkartın, Demirtaş’tan geriye ne kalır? Bunlar çıkınca Demirtaş’tan geriye pek bir şey kalmaz. Belki elinde sazı türkü söylerken görebilirdik. 

GEÇEN YIL

TIKANDI BABA HİKAYESİ

Sultan Mahmut kılık kıyafetini değiştirip dolaşmaya başlamış. Dolaşırken bir kahvehaneye girmiş oturmuş. Herkes bir şeyler istiyor.
"Tıkandı Baba, çay getir!.."
"Tıkandı Baba, kahve getir!.."
Bu durum Sultan Mahmut’un dikkatini çekmiş.
– Hele baba anlat bakalım, nedir bu Tıkandı Baba meselesi?
– Uzun mesele evlat, demiş Tıkandı Baba.
– Anlat Baba anlat! Merak ettim deyip çekmiş sandalyeyi.
Tıkandı baba da peki deyip başlamış anlatmaya;
Bir gece rüyamda birçok insan gördüm, her birinin bir çeşmesi vardı ve hepsi de akıyordu. Benimki de akıyordu ama az akıyordu. “Benimki de onlarınki kadar aksın” diye içimden geçirdim. Bir çomak aldım ve oluğu açmaya çalıştım. Ben uğraşırken çomak kırıldı ve akan su damlamaya başladı.
Bu sefer içimden “Onlarınki kadar akmasa da olur, yeter ki eskisi kadar aksın” dedim ve uğraşırken oluk tamamen tıkandı ve hiç akmamaya başladı.Ben yine açmak için uğraşırken bir zat göründü ve: “Tıkandı Baba, tıkandı. Uğraşma artık”, dedi. O gün bu gün adım “Tı…

KÜRTLER

TÜRKİYE’DE GÜNDOĞUMU James L. Barton Amerikan Misyoner Heyeti Sekreteri Çeviri: Zekeriya Başkal Kitabından alıntıdır. 
Türklerin ve Ermenilerin yanında, Türkiye’de Kürtlerin gördüğü ilgiyi son on yılda başka hiçbir ırk görmedi. Onlar dünyanın dikkatini 1895–1896 Ermeni katliamındaki büyük payları ve yüzyılın son çeyreğinde Hamidiye Sipahileri ve bu organizasyonda sultanla olan ilişkileriyle çektiler. Rusların 1876’da Erzurum’u kuşatması ve Türklerin Kürtleri savunmada kullanmasına –ki çok az iş yaptılar- kadar onlar hakkında kimse bir şey bilmiyordu.
Ne denirse densin Doğu Anadolu’da, Batı İran’da ve bu bölgedeki asayişle ilgili tüm konularda herhangi bir şekilde Hıristiyanlık propagandası yapılacaksa bu ırk tüm planlarda dikkate alınmalıdır. Bazen onlar Türklerle açık çekişme içindedirler ve dağlık sığınaklarına askerî birlikler gönderilir. Aynı şekilde onlara devlet tarafından silah verilmiş ve özgürlüğü elde etmek için tedbirli olmaktan çok gayretli olan Ermeni devrimci çetecileri ba…

KÜRDİSTAN NERESİDİR

Tarihsel olarak Kürtlerin varlığına ve nerede yaşadıklarına ilişkin son yıllarda çalışmalar yapılmış olsa da bu konuda yeterli kaynakların ve kayıtların olmaması içinden çıkılmaz bir tartışmayı da başlatmış görünmektedir.
Pkk ve onun taraftarlarına göre Kürtlerin kökeni ta Sümerlere kadar, bir kısım İslamcılara göre ise bunun bir önemi yok Kürtler erken dönem Müslümanlarından olan Kürdistan’da yaşayan bir millet… tabi millet demekten de geri durmuyorlar, bu millet tanımının tarihi ve sosyolojik dayanakları olmasa da yinede bir şeyler uydurmaktan geri durmuyorlar..
Kürtler kimdir sorusunu sosyolojik olarak cevaplamak oldukça zordur, ama Arap kaynaklarında El Ekrad diye bir topluluğun varlığına ilişkin kayıtlarda, Kürtlerin dağlarda yaşayan vahşi topluluklar olduğu, ya da isyan halinde olan bir topluluk olduğu, dr Bekir biçerin, Arap kaynaklarını tarayarak elde ettiği bilgilerden çıkarılmaktadır.
Kürdistan’ın varlığına ilişkin dr. Bekir biçerin taradığı kaynaklarda ise, bir coğrafya adı ol…