Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mayıs, 2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

AK PARTİ VE AHLAKÇILIK

İdealize edilen dünyanın sonuna geldik, büyük bir gerçekçilik doğdu, en inançlılar bile dünyanın en gerçekçi insanları haline geldi. İman ya da kader son seçenektir, bütün şartlar inançsızca zorlandıktan sonra olmazsa tanrıya dönülen bir sosyal yapıya doğru kayıyoruz.
Muhafazakârlığın toplumsal temelinde böyle bir seküler pratik var. Dindar olanın ahlakıyla, dindar olmayanın ahlaki anlayışları ve davranışları konusunda hiçbir ayrım kalmamıştır. İkisi de nihayetin de “Allah versin” diyerek geri çeviriyor.
Kamu malına dönük anlayışta aynı şey geçerlidir, bizimkiler zengin olsun, para faizde kalsın, yazın tatile gidelim, Dubai’yi gezelim, adımız umre listelerinde çıksın…arada vicdanlarda rahatlamalı tabi, biz hayır işleriz de siz bilmezsin diye, bizi kabahatli çıkarma ihtimalleri yüksektir. Biz yine de olan bilene dair analizlerimizi yapmak zorundayız.
Toplumsal sosyolojide hiçbir şey durup dururken olmaz, yani gökten zembille inmez, her şey zamanla, insanların eliyle gelişir, mesela ak p…

HAKKÂRİ’DE MHP TANITIMI

Halkların demokratik partisi sizi iyi tanıyoruz! Siz ne anlatırsanız anlatın biz sizi biliyoruz.
Sizi nereden mi tanıyoruz? Genç evlatlarımızı sırtından vururken gördük sizi…size emanet gönderdiğimiz gençlerimizin şehit cenazeleri geldi evlerimize… siz emanetleri hep sırtından vurdunuz…gözlerinizi kırpmadınız, merhamet etmediniz. İdeolojik ve etnik kimliğiniz uğruna çok can yaktınız.
Sizi tanıyoruz, mesela sizi Yasin Börü ve arkadaşlarına ettiğiniz işkenceden tanıyoruz. Orada gerçek yüzünüzü gördük.
Sizi sivil insanları bombalarken de gördük, polisleri taş yağmuruna tutarken de gördük, sizi biz hep şiddet uygularken, ölümü ve kanı savunurken gördük.
Sizi tanıyoruz yani… Sizin kim olduğunuzu da iyi biliyoruz.
Hakkâri’de bir mhp seçim bürosu açılmasına müsaade eder misiniz? Etmiyorsunuz değil mi? Oraları kurtarılmış bölge ilan edip kendinizden başkasına yaşam alanı bırakmıyorsunuz değil mi?
Bölgede mesela mhp’lilere ait seçim bürosu açılsa, siz onu yakarsınız, içindekilerle birlikte ateşe…

BENİM OYUM

“Allah şahittir ki, Türkiye Cumhuriyeti devletini cihan devleti yapacağız” Ahmed Davudoğlu.
Ak parti üzerine çok şey söylenir. Ak partili çok insan var. Bu sonuçların böyle olması kaçınılmazdır. İktidar partileri her zaman işgal edilir. Her zaman çevrelenir, bunlar kötü niyetliler olabilir, ajanlar olabilir, menfaat peşinde koşan bir sürü çıkarcı pisliklerle dolabilir.
İktidarın böyle insanlarla dolması zamanla partiyi milletten koparır. Özal’ın partisinin başına gelenlerde hep bunlarla ilgilidir. Zamanla parti merkezileşir, ele geçirilir. Ama ak parti işte bu çevrelemeyi uzun zaman sonra fark etti ve kırmak istiyor.
Ellerinizle inşa ettiğiniz duvarları yıkmak kolay değil elbette, cemaatin elamanlarının, kripto tiplerin devletin kılcal damarlarına kadar sızmış olması Türkiye cumhuriyeti devleti için bir skandal boyutundadır. Bu öyle bir hainlik ki, düşünün devlet adına atacağınız her adım deşifre oluyor. Her eylem dünya kamuoyuna yansıyor, uluslar arası ajanlara sızıyor, yabancı ülkele…

BURASI TÜRKİYE

Türkiye’nin geleceği her şeyden önemlidir. Benim kişisel kayıplarımdan da önemlidir, kırgınlıklardan, küskünlüklerden daha önemlidir. Seçimlerimi belirleyen şey millet ve vatan bilincimdir. Yoksa partinin benim hayatıma etki ettiği hiçbir şey yoktur zira ak parti hükümetleri boyunca çok işsiz kalmışlığım vakidir.
Ak partiye oy vermemin altında işte bu tarihsel şuur yatar. Yoksa bir takım asfalt yollar, bilmem neler değildir. Bunun için de bu seçimde de yine oyumun rengini tarihsel şuurum belirleyecektir. Zira ben kandırılmış bir seçmen değilim, sadece durduğum yer tarihi önemdedir.
Eğer Avrupa’nın ortasında ufak bir ülke bir ada ülkesi olsaydık bizi kimin yöneteceğinin bir önemi olmazdı, kim fazla veriyorsa ona oy verirdik olur biterdi. Ama burası Türkiye…burası bin yıldır üzerinde yaşayanlara tuzak kurulan bir ülkedir.
Sandıklara atılacak her oy Türkiye’nin kaderini derinden sarsacaktır, sandıktan sıkacak dengeler bütün bölgesel dengelere etki edecektir. Her hamle bir sonuç doğuracakt…

AK PARTİ KUŞAĞI

Ak partiyle büyüyen bir kuşak var; bu kuşak nihayetinde eski kuşaklar gibi Türkiye’nin dününü bilmiyorlar; sadece kendi yaşamlarında olduğu kadar bilgiye sahipler. Bu bilgi ve deneyim de çok sınırlı, birçok şeyi algılayacak yeterlilikte değildir.
Bu gençlerin sahip oldukları bilgi kaynakları internet ortamları olduğu için muhakeme yetenekleri, analiz yetenekleri sınırlıdır. Bunun için kolayca ülkenin geleceğini tehlike atmaktan çekinmiyorlar, gezi olayları, 6-7 ekim olayları bunlarla ilişkilidir. Bu gençlerin zaman algılayışlarıyla ilgilidir.
Şuan için orta yaşlılar, yaşlılar ise Türkiye’nin hem geçmişine tanıklar hem de geleceklerine tanık oldular, yani Türkiye’nin ak parti sayesinde nasıl bir noktaya geldiğinin şahitleridir. Bu değişim ve dönüşümün yeni kuşağa aktarılması konusunda ciddi problemler oluştu.
Bugün internet ortamına hâkim olan tam da ak parti iktidarıyla büyüyen kuşaklar oldu; öyle ki onlar internetin her yerindeler; çünkü onunla doğdular; geçenler de bende bu gençleri k…

SEN VE ZAMANIN RUHU

Zamanın ruhu her yere yansıyor, her ruhu işgal ediyor, her insanı kendi rengine boyuyor. Bundan kurtuluş yok gibi görünüyor. Bundan kaçış yok gibi görünüyor. Bir show dünyası bu, çıkış yok, her şey sahte, simülatif ama kaçış yok… fark ediyorsun ki etrafında gördüğün şey sanal ama çıkamıyorsun oradan. Arıyorsun, yol bulmak istiyorsun, yol açmak istiyorsun ama her seferinde duvara tosluyorsun, oysa duvar şeffaf gibi geliyor, çıkabilirmişsin gibi bir his geliyor, ama olmuyor, orası yani zamanın çevrelediği şeyden kaçış yok sanıyorsun.
Başucunda kitap, duvarda asılı duruyor. “işte Allah’ın hakikati orada”, orada hakikatin nuru, kitabın nuru seni çağırıyor, aç beni diyor, oku diyor, tek kurtuluşun benim diyor. Tek kapın benim diyor. Ama o sesi öyle şeyler bastırıyor ki, sosyal medya gürül akıyor, sen orada büyük bir gürültüye boğuluyorsun…Pazar yeri gibi, her kafadan bir ses geliyor.
Ruhun hakikat ne diye çığlıklar atıyor, akan şeyler arasında kırıntılar arıyorsun, insana dair kitaba dair, e…