Ana içeriğe atla

SİYASİ DANGALAKLIK

Ak partiye karşı olmak birçok şeyi meşru hale getiriyor. Tıpkı İşid’e karşı oluşan koalisyonlar gibi. Ortada İşid diye bir örgüt kaldı mı bilinmez, ama bütün devletler ona karşı operasyonlar yapıyor. Onu bir kılıf olarak kullanarak kendine alan açıyor. Çıkarlarını öyle bir hayali örgüt üzerinden geçiriyor.

Ak partiye karşı olmakta tam bu söylediğimiz mantık çerçevesinde bir kılıf oldu. Bütün etnikçiler, vatan hainleri, Türk devletine ve milletine düşmanlık eden ne kadar unsur varsa hepsi bu bahanenin ardına sığınmış durumda. Biri “agapeye karşıysa” her eylemi meşru hale gelir gibi bir kafa yapısına doğru kaydı.

Hani sorsan ak parti ne yaptı diye, ortaya doğru düzgün bir argüman bile koymaktan uzaklar. mesela hırsızlık yaptı diyorlar ki, bunun bir cemaat operasyonu olduğunu cümle alem biliyor. Gülen örgütü böyle algı oyunlarıyla parti muhaliflerinin eline sürekli argüman verme peşinde…

Şurasını birkaç ay önce gördük ki, hala ak parti Türkiye’yi yönetecek en dinamik güç, en gerçekçi ve makul seçenek olarak görünmektedir.

Nefretinizi bir kenara koyar sağduyulu bakarsanız bu seçeneği göreceksiniz. Sosyalist, İslam karşıtı ve etnikçilerin koalisyonu Türkiye’de hiçbir zaman iktidar olamayacaktır. Bugün Türk batıcılar ve kürt etnik unsurları arasındaki ittifak bir güç doğurmuş gibi duruyor. Oysa ittifak ettikleri şey, üzerinde anlaştıkları şey, ne ahlakidir, ne zekicedir, ne de özel bir anlamı vardır. Bu ittifak Türk milletine ve devletine karşı büyük bir ihanetin parçası olmaktan başka bir anlam ifade etmez.

Oysa muhaliflerin söylemlerine bakarsanız, haklı olan, zekice tercihler yapan, üstün nitelikli insanlar kendileriymiş gibi tutum takınmışlardır. Böyle olmalarının tek gerekçesi ve argümanı da ak partiye karşı olmaktır. Oysa iddia ettikleri şey boş laftan ibarettir.

Bir parti karşıtlığı üzerinden kendine bir karakter ve kişilik çıkarmak ancak bizim muhaliflerin icadı olabilirlerdi. Bu Türkiye açısında içinden çıkılmaz bir meseledir, bir partiye oy verenler mükemmel tercihte bulunuyor ama nedense ak partiye oy verenler kandırılmış zavallı kitleler oluyor…neyse gülüp geçelim…

Kasım seçimi Türkiye açısından kritik bir seçimdir. Türkiye uzun süreli iktidarsızlığı, hükümetsizliği kaldırmaz. Hükümetsizlik milletin geleceği açısından zaman kaybı ve ekonomik olarak çok şeye mal olur.

Bir kasımda tek başına bir iktidar çıkarmak zorundayız, Türkiye tehlikeli sularda yüzüyor. Buradan çıkış sağlamanın yolu tek başına güçlü bir siyasi iradenin iş başında bulunmasından geçmektedir.

Seçimler Türkiye’yi yönetecek bir iktidar çıksın diye yapılır, hükümet oluşmasın, onlar gitsin de ne olursa olsun diye seçim yapılmaz. Bu Türkiye’ye özgü bir siyasi dangalaklıktır. Türk milletinin ve devletinin geleceği bizim tek tek başımıza gelenlerden daha önemlidir.


GEÇEN YIL

KÜRTLER

TÜRKİYE’DE GÜNDOĞUMU James L. Barton Amerikan Misyoner Heyeti Sekreteri Çeviri: Zekeriya Başkal Kitabından alıntıdır. 
Türklerin ve Ermenilerin yanında, Türkiye’de Kürtlerin gördüğü ilgiyi son on yılda başka hiçbir ırk görmedi. Onlar dünyanın dikkatini 1895–1896 Ermeni katliamındaki büyük payları ve yüzyılın son çeyreğinde Hamidiye Sipahileri ve bu organizasyonda sultanla olan ilişkileriyle çektiler. Rusların 1876’da Erzurum’u kuşatması ve Türklerin Kürtleri savunmada kullanmasına –ki çok az iş yaptılar- kadar onlar hakkında kimse bir şey bilmiyordu.
Ne denirse densin Doğu Anadolu’da, Batı İran’da ve bu bölgedeki asayişle ilgili tüm konularda herhangi bir şekilde Hıristiyanlık propagandası yapılacaksa bu ırk tüm planlarda dikkate alınmalıdır. Bazen onlar Türklerle açık çekişme içindedirler ve dağlık sığınaklarına askerî birlikler gönderilir. Aynı şekilde onlara devlet tarafından silah verilmiş ve özgürlüğü elde etmek için tedbirli olmaktan çok gayretli olan Ermeni devrimci çetecileri ba…

Bazı Sosyolojik Tespitler

Parti, Erdoğan ve cemaat ilişkisi üzerine:
Erdoğan otoriter değil, karizmatik. Herkes eskiden öyle bir liderimiz olsun ki, vursun yumruğunu masaya, kendini tüm dünyaya dinletsin diye söylenirdi. Şimdi öyle bir lider var; ama fazla otoriter bulunuyor, benim açımdan bu otoriterlik değil, Erdoğan’ın karizmatik gücü ve etkisinden kaynaklanmaktadır.
Demokratik liderlik mi yoksa karizmatik liderlik mi? İşte mesele. Eski siyasetçilerimiz biraz incelense, büyük oranda vazife adamı, devletin ve dünyanın kendilerine verilen görevleri yapan, durumu idare eden tiplemelerdi. Tabi eskilerden Erbakan hocayı ayırmak lazım, kaç tane lider vardır ki, kendini bir “adil düzen” hayaline adayan, ömrü boyunca bunu anlatan ve sonunda da toplumu ikna ederek oy alan.
Türkiye ilk defa cumhuriyet tarihinde karizmatik bir liderle tanıştı. Gücünü ve etkisini kendinden alan ve bunu topluma aktaran bir liderlik türüdür. Erdoğan’a olan nefretin ve sevginin aynı oranda aşırılıklar içermesinin özünde bu yatmaktadır.
Cem…

TIKANDI BABA HİKAYESİ

Sultan Mahmut kılık kıyafetini değiştirip dolaşmaya başlamış. Dolaşırken bir kahvehaneye girmiş oturmuş. Herkes bir şeyler istiyor.
"Tıkandı Baba, çay getir!.."
"Tıkandı Baba, kahve getir!.."
Bu durum Sultan Mahmut’un dikkatini çekmiş.
– Hele baba anlat bakalım, nedir bu Tıkandı Baba meselesi?
– Uzun mesele evlat, demiş Tıkandı Baba.
– Anlat Baba anlat! Merak ettim deyip çekmiş sandalyeyi.
Tıkandı baba da peki deyip başlamış anlatmaya;
Bir gece rüyamda birçok insan gördüm, her birinin bir çeşmesi vardı ve hepsi de akıyordu. Benimki de akıyordu ama az akıyordu. “Benimki de onlarınki kadar aksın” diye içimden geçirdim. Bir çomak aldım ve oluğu açmaya çalıştım. Ben uğraşırken çomak kırıldı ve akan su damlamaya başladı.
Bu sefer içimden “Onlarınki kadar akmasa da olur, yeter ki eskisi kadar aksın” dedim ve uğraşırken oluk tamamen tıkandı ve hiç akmamaya başladı.Ben yine açmak için uğraşırken bir zat göründü ve: “Tıkandı Baba, tıkandı. Uğraşma artık”, dedi. O gün bu gün adım “Tı…