Ana içeriğe atla

YAHUDİLEŞMEK

Bölgemizde, hem de sınırlarımızın dibinde, sınırlarımızı aşma tehlikesi bile bulunan ikinci bir İsrail kuruluyor. Bu tehlikeli yükselişin karşısına geçtik izliyoruz.

Batı canla başla dibimizde tıpkı İsrail benzer bir yapıyı destekliyor. Bir etnik unsur onların hizmetine girmişte vaad edilmiş kutsal topraklarını ele geçiriyor gibi hevesle yayılmaya başladı. Yangından mal kaçırıyorlar. Mazlumların, masumların evlerine konuyorlar, bundan faydalanıp zalimce kendilerine şehirler kazanıyorlar, kantonlar kazanıyorlar

Arapları Türkmenleri yerlerinden ederek, onları göçe zorlayarak, göçmeyenleri kıyımdan geçirerek bölgeye hâkim olmaya çabalıyorlar.

Başkalarının acısı üzerinden bu kadar acımasızca kendi çıkarını düşünen başka bir topluluk var mıdır dünyada, var tabi bir tanesi de o Yahudiler.

Bunu barbarca yapıyorlar. Tıpkı bir Yahudi gibi, tıpkı Yahudilerin Filistinlilerin topraklarını yavaş yavaş ele geçirmesini hatırlatıyor. Tıpkı bir Yahudi gibi saldırıyorlar. Belki Yahudilere bu kadar benzemeleri biraz tuhaf olabilir ama nihayetinde tıpkı onlar gibi davranıyorlar.

Kantonlar inşa ediyorlar, bir sürü ideolojik argümanla, komün yaşantıları vaaz ediyorlar.  Üzerlerine batılı dostları silahlar atıyor.

Batılı dostları bu silahları kime karşı atıyorlar? İşid’e karşı imiş? Bunu külahımıza anlatın. Yok böyle bir şey, bu küresel bir algı operasyonudur, bir kimse sakallıysa Müslüman’sa işidçi demek istiyorlar. Bunun üzerinden İslam’a meydan okuyup İslam’a karşı düşmanlıklarını sergiliyorlar.

Bölgede Araplara düşman, Türklere düşman ama ne hikmetse İran’la ve batıyla işbirliği içersinde alan kazanmaya çabalıyorlar.

Bir de aşırı cesur oldukları tek ülke var Türkiye…mesela Esad’a düşman olamıyorlar hatta onunla dayanışıyorlar. Öyle ki sırf kürt oldukları için asıldıkları İran’a karşı boyunları bükük, önleri ilikli emredin efendim deyip duruyorlar.

Türkiye şimdi bunlara ne yapmış da bu kadar nefretle saldırıyorlar? Varın gerisini siz düşünün…böyle bir görüntüye Yahudileşmek diye nitelemeyeceğiz de ne ad vereceğiz.

Bugün işte ikinci bir seküler, batılı merkez daha icat ediyorlar orta doğuda. O meşhur isim var ya, hani kasıla kasıla söyledikleri; Kürdistan dedikleri yer var ya işte bu Ortadoğu’nun yeni İsrail’i olmaya aday ve onun için planlanmış bir yapıdır.

Bölgeye tıpkı Yahudilerin devleti İsrail gibi bir fitne tohumu daha ekiyorlar. Tam coğrafyanın kalbine, tam biz Türklerin dibine böyle bir tohum ekiyorlar ki, sonsuza kadar Türk milletini bizi tarihe gömmek istiyorlar. Ama görelim Mevla neyler neylerse güzel eyler.




GEÇEN YIL

TÜRKİYEMİZİN GELECEĞİ

Türklerin tarihi yazılamayacak kadar uzun bir zamana yayılmıştır. Yazılamayacak kadar geniş bir coğrafyaya yayılmıştır.  Bunun için üzerine konuşmak yazmak oldukça zordur. Çoğu zaman hakikat diye ortaya konulan şeyler sadece bir parçası, o tarihin yansımasından ibaret kalır.
Milletlerin tarihi tek düze devamlı gelişen bir çizgide ilerlemez, zikzaklar çizer. Büyük uluslar tarih sahnesine bir çıkarlar, bir yıldız gibi parlarlar sonra söner geri çekilirler.
İşte Türklerin tarihi de zaman zaman insanlığın en ideal düzenlerinin inşa edildiği, zaman zaman da çökmelerin kırılmaların olduğu bir tarihtir.
Biz birkaç kez tarih sahnesinden çekildik, birçok kez insanlığa yeni ufuklar çizdik, insanlara huzurlu medeniyetler inşa ettik.
Nihayetinde Osmanlı gibi en mütekamil bir devleti inşa ettik. Asırlar boyu yaşadığımız topraklara barış ve huzur getirdik. Söğütte dikilen bir çınar koca bir ormana dönüştü ve tarihler boyu gölgesinde insanlar huzur buldu.
Başlayan her şeyin bittiği gibi bu yıldız da s…

ÜZÜLME

Kaybolan Yusuf döner gelir Kenan’a, üzülmeHüzünler kulübesi döner bir gülistana, üzülme  Gamlı gönül, düzelir halin, karamsar olma
Şu divane başım kavuşur yine huzura, üzülme

Ömür baharı dönse yine çimenlik tahtına
Güzel öten kuşum, çelenk koyarsın başına, üzülme.

Felek dönmediyse iki gün muradımızca
Devran böyle sürmez ya hep; üzülme

Yitirme umudunu aman! Bilmiyorsun gayb sırlarını
Perde arkasında ne gizli oyunlar döner! Üzülme

Gönlüm, varlığımın temelini götürse de yokluk seli
Nuh’tur kaptanın; dert etme tufanı, üzülme.

Çölde yürüyeceksen Kâbe’ye varma şevkiyle
Deve dikenleri yaksa da canını, üzülme.

Konak yeri tehlikeli, varış yeri çok mu uzak
Sonu gelmeyecek bir yol yoktur; üzülme.

Canandan ayrılık, rakibimin sıkıştırması; halim bu
Biliyor hepsini halden hale sokan Tanrı; üzülme.

Hafızım, fakirlik köşesinde, kara gecelerin halvetinde
Virdin dua ile Kur’ân dersiyse, üzülme
ŞİRAZLI HAFIZ

Baki’den

Gitdi Kayser kasrınuñ tâk u revâkı kalmadı Nice Kisrâ geçdi tâk u tumturâkı kalmadı
Bezm-i kesretden biz en evvel götürdük ayagı Meclis âhir oldı gitdi bâde sâkî kalmadı
Şevk u zevk ehli çekildi biz dahı yâ Hû didük Zevki gitdi ‘âlemüñ ehl-i mezâkı kalmadı
Tolu urmış tarlaya döndürdi devrân sohbeti   Câm sınmış mey dökilmiş dest-i sâkî kalmadı
Gam degül Bâkî bekâ semtine kılsa irtihâl Nice şehler bu fenâ mülkinde bâkî kalmadı

Baki’den
Ey göñül a’yân-ı devlet içre himmet kalmadı Kimden umarsın kerem ehl-i mürüvvet kalmadı 
Nefse nefsi oldı ‘âlem her kişi hayretdedür Kimseden hîç kimseye dermâna tâkat kalmadı
Ey dirîgâ lutf u ihsânuñ kapusın yapdılar Zikri hayr olsun dinür sâhib-sa’âdet kalmadı
Gel zuhûr it kandasın ey Mehdî-i sâhib-kırân Kim cihânda zâhir olmaduk ‘alâmet kalmadı
Câhil ü nâ-dân oh gör ister isen mertebe
Kim kemâl ehline Bâkî şimdi ragbet kalmadı