Ana içeriğe atla

RUSLARA KARŞI OYNAMAK

Rusya Suriye’den püskürtülmek zorunda, Putin’in Esad rejiminin yanında savaşıyor olmasının hiçbir ahlaki ve insani gerekçesi yoktur. Putin’in tek meselesi Rusların ve Rusya’nın çıkarlarıdır.

Ruslar ne zaman bellerini doğrultsa kendilerini hemen savaş meydanlarına atıyor. Genişlemek ve büyük istiyorlar. İlk olarak Gürcistan’ı hareket edemez hale getirdiler, ardından Ukrayna’yı… Kafkasya’yı da silah tehdidiyle arka bahçesi olarak tutmaya çalışması Putin’in ve Rus siyasetenin insanlık ve bölgemiz için büyük bir tehdit haline geldiğini göstermektedir.

 Suriye’de açık tehditleri ve meydan okuması bunu net olarak göstermektedir. Doğrudan Türkmenleri ve Akdeniz’in kıyısını vurması Rusların çıkarı söz konusu olunca ne kadar barbar olacaklarının somut ifadesidir.

Türkmen dağında Türkmenlerin olduğunu bilmemesi imkânsızdır. Orada sivil yerleşim alanlarının olduğunu bile bile ateş yağdırıyor. Acımasız ve orantısız bir güçle Türk yurtlarını bombalıyor, bu durumda Putin’in etrafında dost ve müttefik ülke tanımayacağını da göstermektedir.

Putin Türkiye’nin dostluğunu önemsemediğini ve temel meselesinin kendi “ayılığı” olduğunu göstermiştir. Türkiye’yi arkadan bıçaklamakla suçlamaktadır. Oysa bilmesi lazım ki biz yüz yüze yaşamaktan başka bir şey bilmeyiz…hele savaşlar da arkadan vurmak bizim töremiz de yoktur.

Batıya karşı mücadele ettiğini ve onların hegemonik güçlerine karşı durduğu teziyle Müslüman coğrafyasına, Şii unsurlarla ittifak ederek inmesi bizim açımızdan artık durumun kabul edilmez bir hal aldığını buna acil önem alınması gerektiği aşikârdır.

Rusya’ya karşı önlem alınması elbette kolay değildir, ama şurası var ki ne Rusya ne de Türkiye doğrudan savaşa girebilecek kadar maceraperesttir. Çünkü böyle karşılıklı bir çatıma her iki ülkenin yıkılmasına neden olur.

Ne Rusya ne de Türkiye böyle sıcak çatışmayı göz alamaz. Bunun yerine Ruslar Türkiye’nin çıkarlarını tehdit ediyor. Türklerin dünyadaki yaşam alanlarına dönük tehdit ve saldırılarda bulunuyor bulunacak. Buna karşı artık Türkiye’nin de gayri nizami harp durumuna geçmesi gerekmektedir.

Ortadoğu’da Rusya kolay kolay karaya inemez, yeterince karasal güç bulması da zor görünüyor. Ama ikiyüzlü, ihanet çetesi pkk’yı saymazsak, Rusya Türkiye’yi en çok pkk üzerinden vurmayı tercih edecektir.

Türkiye acilen etrafındaki silahlı ihanet çetelerini yok etmeli…Rusların çıkarlarına kim hizmet ediyorsa karada ortadan kaldırmalı. Ortadoğu’da direniş gruplarını meşru zeminlerde örgütlemeli, gençleri barbar çetelere terör örgütlerine kaptırmak yerine kendi savaşının ve Ortadoğu’nun kurtuluşu için bir orduya dönüştürmek o kadar da zor değildir.


Türkiye ve Rusya krizinin gayri nizami bir harbe evirileceği açık görünüyor. Bunları burada yazmamın nedeni Türkiye’yi uyarmak ve Türklerin geleceğinin tehdit edilmesine karşı Türk milletini uyarmaktır. 

GEÇEN YIL

KÜRTLER

TÜRKİYE’DE GÜNDOĞUMU James L. Barton Amerikan Misyoner Heyeti Sekreteri Çeviri: Zekeriya Başkal Kitabından alıntıdır. 
Türklerin ve Ermenilerin yanında, Türkiye’de Kürtlerin gördüğü ilgiyi son on yılda başka hiçbir ırk görmedi. Onlar dünyanın dikkatini 1895–1896 Ermeni katliamındaki büyük payları ve yüzyılın son çeyreğinde Hamidiye Sipahileri ve bu organizasyonda sultanla olan ilişkileriyle çektiler. Rusların 1876’da Erzurum’u kuşatması ve Türklerin Kürtleri savunmada kullanmasına –ki çok az iş yaptılar- kadar onlar hakkında kimse bir şey bilmiyordu.
Ne denirse densin Doğu Anadolu’da, Batı İran’da ve bu bölgedeki asayişle ilgili tüm konularda herhangi bir şekilde Hıristiyanlık propagandası yapılacaksa bu ırk tüm planlarda dikkate alınmalıdır. Bazen onlar Türklerle açık çekişme içindedirler ve dağlık sığınaklarına askerî birlikler gönderilir. Aynı şekilde onlara devlet tarafından silah verilmiş ve özgürlüğü elde etmek için tedbirli olmaktan çok gayretli olan Ermeni devrimci çetecileri ba…

TIKANDI BABA HİKAYESİ

Sultan Mahmut kılık kıyafetini değiştirip dolaşmaya başlamış. Dolaşırken bir kahvehaneye girmiş oturmuş. Herkes bir şeyler istiyor.
"Tıkandı Baba, çay getir!.."
"Tıkandı Baba, kahve getir!.."
Bu durum Sultan Mahmut’un dikkatini çekmiş.
– Hele baba anlat bakalım, nedir bu Tıkandı Baba meselesi?
– Uzun mesele evlat, demiş Tıkandı Baba.
– Anlat Baba anlat! Merak ettim deyip çekmiş sandalyeyi.
Tıkandı baba da peki deyip başlamış anlatmaya;
Bir gece rüyamda birçok insan gördüm, her birinin bir çeşmesi vardı ve hepsi de akıyordu. Benimki de akıyordu ama az akıyordu. “Benimki de onlarınki kadar aksın” diye içimden geçirdim. Bir çomak aldım ve oluğu açmaya çalıştım. Ben uğraşırken çomak kırıldı ve akan su damlamaya başladı.
Bu sefer içimden “Onlarınki kadar akmasa da olur, yeter ki eskisi kadar aksın” dedim ve uğraşırken oluk tamamen tıkandı ve hiç akmamaya başladı.Ben yine açmak için uğraşırken bir zat göründü ve: “Tıkandı Baba, tıkandı. Uğraşma artık”, dedi. O gün bu gün adım “Tı…

Bazı Sosyolojik Tespitler

Parti, Erdoğan ve cemaat ilişkisi üzerine:
Erdoğan otoriter değil, karizmatik. Herkes eskiden öyle bir liderimiz olsun ki, vursun yumruğunu masaya, kendini tüm dünyaya dinletsin diye söylenirdi. Şimdi öyle bir lider var; ama fazla otoriter bulunuyor, benim açımdan bu otoriterlik değil, Erdoğan’ın karizmatik gücü ve etkisinden kaynaklanmaktadır.
Demokratik liderlik mi yoksa karizmatik liderlik mi? İşte mesele. Eski siyasetçilerimiz biraz incelense, büyük oranda vazife adamı, devletin ve dünyanın kendilerine verilen görevleri yapan, durumu idare eden tiplemelerdi. Tabi eskilerden Erbakan hocayı ayırmak lazım, kaç tane lider vardır ki, kendini bir “adil düzen” hayaline adayan, ömrü boyunca bunu anlatan ve sonunda da toplumu ikna ederek oy alan.
Türkiye ilk defa cumhuriyet tarihinde karizmatik bir liderle tanıştı. Gücünü ve etkisini kendinden alan ve bunu topluma aktaran bir liderlik türüdür. Erdoğan’a olan nefretin ve sevginin aynı oranda aşırılıklar içermesinin özünde bu yatmaktadır.
Cem…