İnsan olmak bir vasıflar toplamıdır. Bu yüzden birine insan dediğimizde bir sürü niteliğin onda toplanmış olduğundan söz ediyoruz demektir. Ama öyle mi hayır kavramları hovardaca kullandığımızdan dolayı, düşünmeden kullandığımızdan dolayı, herkes insan oluyor. Herkes insan mıdır? Komşusu aç yatarken kendi tıkanan bizden midir? Ya da dünyayı kendi etrafında döndüren, benden sonrası tufan olsa umrumda değil diyen biri sahi insanlıktan nasibini almış mıdır?
Cehaletin kör karanlığında her türlü suç işlenebilir. İnsanın saklanabildiği tek yer işte o karanlığıdır, bu yüzden bütün toplumun damarlarında, kötülük akıyor, en iyi en dindar en bilmem nesin de bile kör karanlığında kötülükle yaşayan kimseleri var. Oysa karanlığın düşmanı aydınlıktır, yani bilgidir, bilinçtir. Bilinç isyandır, korkudur, ama kötülük demek değildir. İnsan en büyük kötülüğü iyilikle aramızda dolaşan melek yüzlü cahillerden görür. Çünkü kendisini yalnız onda görebilir, kendisini yalnız ona yöneltebilir, belki de herkesin işine böyle geliyordur. Bilmek, okumak ya da öğrenmek gibi şeyler neden gerekli olsun ki, ne ihtiyacını görür ki nasılsa kutsal saydığı hocaları çalışmadan zengin olur, kutsal saydığı bir takım kimseler toplumun en önde gidenidir. Okumadan, kültürlü olmadan ve zengin; kendiside öyle olmalıdır. Çocuğu da oğlu da kızı da öyle olmalıdır…çocuklarını böyle yetiştirir.
Yorumlar
Yorum Gönder