Ana içeriğe atla

ONLARDAN OLMAK,


En güzel şey toplumdan bir parça olabilmektir. Başka türlü yaşamak hep yalnızlaşmak demektir.  Ötelenmek, sevilmemek demektir. bu durumda onlardan olmak veya olmamak meselesi ortaya çıkıyor ki bu çetin bir meseleye işaret eder.

-ama bizim gibi her şeyi yarım toplumlarda bu durumda tam net değildir, bir çokları bile içimizde entelektüel geçinmeye meraklıdır- hadi oradan pislikler… sahtekar iki yüzlüler,elinizde göstere göstere kitap dolaştırarak veya İskender pala okuyarak, Orhan pamuk okuyarak hiçbir şey olamazsınız…birer pislikten başka..

 Sizin seçimiz nedir? Ötekilerden olmak ya da onlardan olup mutlu olmak, veya hiçbiri. Siz hangisine aitsiniz. Kendinize mi bir cemaate(sosyolojik olarak) mi?

Yorumlar

GEÇEN YIL

sözde

edebiyat camiası hikaye seviyor, şiir seviyor ama düşünmeyi sevmiyor. düşüncenin ifade edilmesini sevmiyor. süslü kelimeleri alkışlıyor. ama anlamlı kelimeleri kovalıyor. edebiyat camiası bu, sözde aydın dünya. her şey sözde değil mi bu toplumda.

İKRAR VERDİ DESTUR ALDI

“Yol biziz, erkan biziz, devran biziz, dem biziz.” Canların, erenlerin dergahına bir Türkmen diz çöktü, bir dedenin elini öptü. Yandı çerağı talip oldu ,“gerçekler demine hu”, horasan erenlerinin izinde bir aydın, bir münevver, bir başbakan. Eşikten girdiğinde işte o an, tarihi bir andı. Yüzlerce yıl sonra, bin yıl sonra yeniden…! Geldi horasan erenlerin postuna oturdu. Talip oldu, kardeşliğe, gönüldaşlığa, yoldaşlığa ve yola talip oldu. Bin yıl önceden olduğu gibi, Anadolu coğrafyasının İslamlaşmasının mimarlarından olan pirlerin, babaların, mürşidi kâmillerin divanlarına durdu. Türkiye tarihinin uzun bir döneminde horlanan Anadolu İslam’ı, Anadolu dergâhları, tekkeleri, ocakları nihayet gün yüzüne çıkıyor. Türkmen oğuzun ocağı yeniden tütecek, pirlerin çerağı karanlıkları aydınlatmak için yeniden yakıldı. Bir hoca, oğuzun o ak saçlısı gitti ve eşikten içeri adım attı. Osmanlı döneminin ilk devrelerinde hakim olan horasan pirlerin İslam anlayışı yerini daha başka ş...

toplu monolog:twitter

piagetin temel tespitleriden bir taneside budur toplu monolog, bebeklerin aralarında konuşuyor gibi yapıp sesler çıkarması ya da konuşmalarıdır. birbirlerinden bihaber konuşmanın diğer adı, dinlemeden anlamadan dikkat etmeden... herkes kendi sesini yüceltmenin peşinde, sanıyoruz anlaşıyoruz. gerçekte anlaşılmak mümkün görünmüyor böyle bir ortamda.