Orada herhangi bir şey gibi durmuyor. Kımıldıyor. Bir şeyler
yapıyor. Görünüyor. Yıkıyor, durmadan savaşıyor. Unutuyor şeylerin yok
olduğunu, şeylerin toplanacağı zamanı…(akıl zalim bekçisi yeryüzünün, ruh
sonsuza doğru akan bir ırmak). Şimdi burada hoplayabilir “şey” değilim diye, belirteyim
şimdi “bir şey olabilirsin”, ama sonra “şey” olacaksın.
Cehaletin kör karanlığında her türlü suç işlenebilir. İnsanın saklanabildiği tek yer işte o karanlığıdır, bu yüzden bütün toplumun damarlarında, kötülük akıyor, en iyi en dindar en bilmem nesin de bile kör karanlığında kötülükle yaşayan kimseleri var. Oysa karanlığın düşmanı aydınlıktır, yani bilgidir, bilinçtir. Bilinç isyandır, korkudur, ama kötülük demek değildir. İnsan en büyük kötülüğü iyilikle aramızda dolaşan melek yüzlü cahillerden görür. Çünkü kendisini yalnız onda görebilir, kendisini yalnız ona yöneltebilir, belki de herkesin işine böyle geliyordur. Bilmek, okumak ya da öğrenmek gibi şeyler neden gerekli olsun ki, ne ihtiyacını görür ki nasılsa kutsal saydığı hocaları çalışmadan zengin olur, kutsal saydığı bir takım kimseler toplumun en önde gidenidir. Okumadan, kültürlü olmadan ve zengin; kendiside öyle olmalıdır. Çocuğu da oğlu da kızı da öyle olmalıdır…çocuklarını böyle yetiştirir.
Yorumlar
Yorum Gönder