Ana içeriğe atla

MÜLTECİ

mültecisin, yazgının karanlığından kaçan.
bir yerde doğmuş olmanın yazgısı bu.
kendinden kaçan, kendinin yazgısından.
yurtsuz, her hangi bir kimliği olmayan.
ülkesi ve mahallesi olmayan bir mültecisin.
kelimelerin ülkesine kaçtın orası bile kabul etmedi.
şiire sığındın, şiir boğazına dizildi.
romana sığındın roman seni fırlatıp attı.
ya felsefe, felsefe bir uzak iklime götürdü
seni karanlığın dibinde bıraktı.
bir mültecisin , hiç durmadan göçebe.
durmadan, ağrıları olan, durmadan yalnız.

*şiir değil, sadece kelimelerin ve onların çıkardığı
sesin yankısı bu, bir zevk ...

Yorumlar

GEÇEN YIL

CAHİLLER VE MUTLULAR

Cehaletin kör karanlığında her türlü suç işlenebilir. İnsanın saklanabildiği tek yer işte o karanlığıdır, bu yüzden bütün toplumun damarlarında, kötülük akıyor, en iyi en dindar en bilmem nesin de bile kör karanlığında kötülükle yaşayan kimseleri var. Oysa karanlığın düşmanı aydınlıktır, yani bilgidir, bilinçtir.  Bilinç isyandır, korkudur, ama kötülük demek değildir. İnsan en büyük kötülüğü iyilikle aramızda dolaşan melek yüzlü cahillerden görür. Çünkü kendisini yalnız onda görebilir, kendisini yalnız ona yöneltebilir, belki de herkesin işine böyle geliyordur. Bilmek, okumak ya da öğrenmek gibi şeyler neden gerekli olsun ki, ne ihtiyacını görür ki nasılsa kutsal saydığı hocaları çalışmadan zengin olur, kutsal saydığı bir takım kimseler toplumun en önde gidenidir. Okumadan, kültürlü olmadan ve zengin; kendiside öyle olmalıdır. Çocuğu da oğlu da kızı da öyle olmalıdır…çocuklarını böyle yetiştirir. 

ANLAM

Düşüncenin ifade edilmesini, sanki roman yazmak gibi algılamak ya da şiir yazmak gibi algılamak alıklıktır. Çünkü felsefe evet estetiği içerir ama amaç estetik değil anlamdır.

sözde

edebiyat camiası hikaye seviyor, şiir seviyor ama düşünmeyi sevmiyor. düşüncenin ifade edilmesini sevmiyor. süslü kelimeleri alkışlıyor. ama anlamlı kelimeleri kovalıyor. edebiyat camiası bu, sözde aydın dünya. her şey sözde değil mi bu toplumda.