Ana içeriğe atla

ZAMAN AKIYOR



ZAMAN BİR IRMAK GİBİ DURMADAN TAŞIYOR TOPRAĞA İNSANI,DOĞAYI.

Zaman karşısında insanın bir hükmü yoktur. Doğanın ilerlemesine karşı gelemez. Zihni hangi yaşta olursa olsun insanın bedeni zorunlu olarak, yaşlanır,eskir.bu toprağa doğru çekilişi hiçbir şey durdurmaz.ne para,ne güç, ne de iktidar. Bilim,tıp bunun ileriye doğru gidişi mi olduğu yoksa geriye doğru gidişi mi olduğunu anlamlandıramaz

İşte bu gidiş nereye gidiştir,insanların aralarında ki hesapları göreceği, yeryüzünün hesabının verileceği bir yeni dünyaya gidişidir. Hayat bize bunun küçük deneyimlerini sunar, vicdan vardır mesela içimizde ki yanlışı sürekli seslendirir. Bazen durur, ne yapıyoruz deriz. Ya da hiç hesap yokmuş gibi kendimizi zamanın akışına bırakır öylece yaşarız.

İnsan her yaptığının hesabını vermek zorunda, öyle olmasa dünya başıboş, sıradan hiçbir düzene bağlı olmayan bir işleyiş demek olurdu ki, bu kadar mükemmel bir düzenin, başı boş olması mümkün değildir. Bu yüzden,”ayağını denk al ey insan” ,bir gün her şeyin hesabı sorulur.

Yorumlar

GEÇEN YIL

CAHİLLER VE MUTLULAR

Cehaletin kör karanlığında her türlü suç işlenebilir. İnsanın saklanabildiği tek yer işte o karanlığıdır, bu yüzden bütün toplumun damarlarında, kötülük akıyor, en iyi en dindar en bilmem nesin de bile kör karanlığında kötülükle yaşayan kimseleri var. Oysa karanlığın düşmanı aydınlıktır, yani bilgidir, bilinçtir.  Bilinç isyandır, korkudur, ama kötülük demek değildir. İnsan en büyük kötülüğü iyilikle aramızda dolaşan melek yüzlü cahillerden görür. Çünkü kendisini yalnız onda görebilir, kendisini yalnız ona yöneltebilir, belki de herkesin işine böyle geliyordur. Bilmek, okumak ya da öğrenmek gibi şeyler neden gerekli olsun ki, ne ihtiyacını görür ki nasılsa kutsal saydığı hocaları çalışmadan zengin olur, kutsal saydığı bir takım kimseler toplumun en önde gidenidir. Okumadan, kültürlü olmadan ve zengin; kendiside öyle olmalıdır. Çocuğu da oğlu da kızı da öyle olmalıdır…çocuklarını böyle yetiştirir. 

ANLAM

Düşüncenin ifade edilmesini, sanki roman yazmak gibi algılamak ya da şiir yazmak gibi algılamak alıklıktır. Çünkü felsefe evet estetiği içerir ama amaç estetik değil anlamdır.

sözde

edebiyat camiası hikaye seviyor, şiir seviyor ama düşünmeyi sevmiyor. düşüncenin ifade edilmesini sevmiyor. süslü kelimeleri alkışlıyor. ama anlamlı kelimeleri kovalıyor. edebiyat camiası bu, sözde aydın dünya. her şey sözde değil mi bu toplumda.