Ana içeriğe atla

KÜLTÜRÜ YADSIMAK, İMAJI YÜCELTMEK

İnsan okumalı bilmeli öğrenmeli ki gelişsin kendini tanımlasın, anlayabilsin. İnsan bilinç sahibi olsun ki çevresini anlayabilsin..eğer böyle değilse insan nasıl bir şeydir ki, tuhaf sesler çıkaran, yarı vahşi bir yaratık olmaktan öteye gitmez ki, “insan akıl sahibidir” yüce kitabımızda böyle buyrulur, insanın yücelmesi için akıl, hikmet ve okumak gerekir, kemale ermesi içinde öyle ama biz bu bu gençliği ne yaptık….bilinç yerine ne bıraktık…tuhaf geliyor ama cehalet sever bir toplumuz. Kültür sever bir toplum değiliz. Kültürlü birini gördük mü “kulp takmakta” üstümüze yoktur. ama imajı ve yalanı bol birini gördük mü de alkışlamakta başımızın üstüne çıkarmada üstümüze yoktur. 

Yorumlar

GEÇEN YIL

sözde

edebiyat camiası hikaye seviyor, şiir seviyor ama düşünmeyi sevmiyor. düşüncenin ifade edilmesini sevmiyor. süslü kelimeleri alkışlıyor. ama anlamlı kelimeleri kovalıyor. edebiyat camiası bu, sözde aydın dünya. her şey sözde değil mi bu toplumda.

İKRAR VERDİ DESTUR ALDI

“Yol biziz, erkan biziz, devran biziz, dem biziz.” Canların, erenlerin dergahına bir Türkmen diz çöktü, bir dedenin elini öptü. Yandı çerağı talip oldu ,“gerçekler demine hu”, horasan erenlerinin izinde bir aydın, bir münevver, bir başbakan. Eşikten girdiğinde işte o an, tarihi bir andı. Yüzlerce yıl sonra, bin yıl sonra yeniden…! Geldi horasan erenlerin postuna oturdu. Talip oldu, kardeşliğe, gönüldaşlığa, yoldaşlığa ve yola talip oldu. Bin yıl önceden olduğu gibi, Anadolu coğrafyasının İslamlaşmasının mimarlarından olan pirlerin, babaların, mürşidi kâmillerin divanlarına durdu. Türkiye tarihinin uzun bir döneminde horlanan Anadolu İslam’ı, Anadolu dergâhları, tekkeleri, ocakları nihayet gün yüzüne çıkıyor. Türkmen oğuzun ocağı yeniden tütecek, pirlerin çerağı karanlıkları aydınlatmak için yeniden yakıldı. Bir hoca, oğuzun o ak saçlısı gitti ve eşikten içeri adım attı. Osmanlı döneminin ilk devrelerinde hakim olan horasan pirlerin İslam anlayışı yerini daha başka ş...

toplu monolog:twitter

piagetin temel tespitleriden bir taneside budur toplu monolog, bebeklerin aralarında konuşuyor gibi yapıp sesler çıkarması ya da konuşmalarıdır. birbirlerinden bihaber konuşmanın diğer adı, dinlemeden anlamadan dikkat etmeden... herkes kendi sesini yüceltmenin peşinde, sanıyoruz anlaşıyoruz. gerçekte anlaşılmak mümkün görünmüyor böyle bir ortamda.