Bir şehirde bayram günlerinde kapınızı kimse çalımıyorsa,
telefonunuza sadece operatörlerden kutlama mesajı geliyorsa…hiç eş dost
hatırlamıyorsa yüzünüzü..evsiz kaldığınızda çalacak bir kapınız olmadığında
evet o zaman bu yaşadığınız yalnızlık değil kimsesizliktir. Çünkü yalnızlık etrafta
birileri varken kendini iyi hissetmemendir. Oysa kimsesizlik, hiç kimsenin olmamasıdır.
Galiba çok acıklı olanda budur. Terk edilmiş bir çocuk gibi kalırsınız,
bayramlarda, insanların mutlu mesut günlerinde…sanki dünya herkese bir
ayrıcalık verirken sizi karanlığa gömmüş gibidir.
Cehaletin kör karanlığında her türlü suç işlenebilir. İnsanın saklanabildiği tek yer işte o karanlığıdır, bu yüzden bütün toplumun damarlarında, kötülük akıyor, en iyi en dindar en bilmem nesin de bile kör karanlığında kötülükle yaşayan kimseleri var. Oysa karanlığın düşmanı aydınlıktır, yani bilgidir, bilinçtir. Bilinç isyandır, korkudur, ama kötülük demek değildir. İnsan en büyük kötülüğü iyilikle aramızda dolaşan melek yüzlü cahillerden görür. Çünkü kendisini yalnız onda görebilir, kendisini yalnız ona yöneltebilir, belki de herkesin işine böyle geliyordur. Bilmek, okumak ya da öğrenmek gibi şeyler neden gerekli olsun ki, ne ihtiyacını görür ki nasılsa kutsal saydığı hocaları çalışmadan zengin olur, kutsal saydığı bir takım kimseler toplumun en önde gidenidir. Okumadan, kültürlü olmadan ve zengin; kendiside öyle olmalıdır. Çocuğu da oğlu da kızı da öyle olmalıdır…çocuklarını böyle yetiştirir.
Yorumlar
Yorum Gönder