Ana içeriğe atla

ANLAM VE YAKARIŞ


“anlam için yakarış…”

Bana yıkılacak bir tabu göster yıkayım. Bana inanılacak bir söz getir inanayım. Yürünecek bir yol ver yürüyeyim. Nerede hayatın kaynağı gidip bulayım. Bana yerine getirilecek bir görev ver gidip yerine getireyim. Bana mutlu, güneşli güzel bir dünya göster mutlu olayım. Ama nerede o güneş, nerede o dünya ..yürünmesi gereken yol nerede rabbim.

Ne kaldı geriye, ne yıkılacak bir tabu var. Ne inanılacak bir söz. Ne sarılacak bir kucak. Her şey derin belirsizliğin içinde. Sözlerin, anlamların her şeyin ama her şeyin içi boş. Öyle çok çalışıldı ki içi boşalsın diye her şeyin kutlamak lazım bütün insanlığı….

O halde kim yalnız değildir kendi köşesinde, ruhu saracak anlamları bulamayan insan kör değil midir? Sözleri çarpıtılmış, içi boş cümleleri olan toplum cahil değil midir? Beklentisi bitmeyen insan, aç gözlülüğün peşinde kabaca her şeyini  burada tüketmez midir bütün iletişim yollarını. Nerede rabbim yürünecek yol. nerede bu zamanın dibi…daha mı çok kirlenecek her şey…nereye kadar kirlenecek dünya rabbim.

Yorumlar

GEÇEN YIL

sözde

edebiyat camiası hikaye seviyor, şiir seviyor ama düşünmeyi sevmiyor. düşüncenin ifade edilmesini sevmiyor. süslü kelimeleri alkışlıyor. ama anlamlı kelimeleri kovalıyor. edebiyat camiası bu, sözde aydın dünya. her şey sözde değil mi bu toplumda.

ANLAM

Düşüncenin ifade edilmesini, sanki roman yazmak gibi algılamak ya da şiir yazmak gibi algılamak alıklıktır. Çünkü felsefe evet estetiği içerir ama amaç estetik değil anlamdır.

toplu monolog:twitter

piagetin temel tespitleriden bir taneside budur toplu monolog, bebeklerin aralarında konuşuyor gibi yapıp sesler çıkarması ya da konuşmalarıdır. birbirlerinden bihaber konuşmanın diğer adı, dinlemeden anlamadan dikkat etmeden... herkes kendi sesini yüceltmenin peşinde, sanıyoruz anlaşıyoruz. gerçekte anlaşılmak mümkün görünmüyor böyle bir ortamda.