Ana içeriğe atla

Bu Firar Bir Kabil Kompleksi*




Her dudakta aynı rezil şikayet: Yaşanmaz bu memlekette!
Neden? Efendilerimizi rahatsız eden bu toz bulutu, bu lağım kokusu,
bu insan ve makine uğultusu mu? Hayır,onlar Türkiye'nin insanından şikayetçi.
İnsanından, yani kendilerinden.
Aynaya tahammülleri yok.
Vatanlarını yaşanmaz bulanlar, vatanlarını "yaşanmaz"laştıranlandır.
Türk aydını, Kitab-ı Mukaddes'in Serseri yahudisi*...
Hangi Türk aydını?Kaçanlar ne Türk ne aydın.
Bu firar bir Kabil kompleksi.


*Kabil Kompleksi: vicdanının sesini yadellerde unutmaya çalışan bir bedbahtın karanlık ve günahkar duyguları.
*Serseri yahudi: bir yahudi ayakkabı tamircisi,sandallarını tamir ettirmek Hz. İsa'yı tanımaz ve kovar.tanrının gazabına uğrayarak kıyamete kadar dolaşmaya mahkum edilir, bu garip yahudi bir felaket taşıyıcısıdır.

Cemil Meriç

Yorumlar

GEÇEN YIL

sözde

edebiyat camiası hikaye seviyor, şiir seviyor ama düşünmeyi sevmiyor. düşüncenin ifade edilmesini sevmiyor. süslü kelimeleri alkışlıyor. ama anlamlı kelimeleri kovalıyor. edebiyat camiası bu, sözde aydın dünya. her şey sözde değil mi bu toplumda.

İKRAR VERDİ DESTUR ALDI

“Yol biziz, erkan biziz, devran biziz, dem biziz.” Canların, erenlerin dergahına bir Türkmen diz çöktü, bir dedenin elini öptü. Yandı çerağı talip oldu ,“gerçekler demine hu”, horasan erenlerinin izinde bir aydın, bir münevver, bir başbakan. Eşikten girdiğinde işte o an, tarihi bir andı. Yüzlerce yıl sonra, bin yıl sonra yeniden…! Geldi horasan erenlerin postuna oturdu. Talip oldu, kardeşliğe, gönüldaşlığa, yoldaşlığa ve yola talip oldu. Bin yıl önceden olduğu gibi, Anadolu coğrafyasının İslamlaşmasının mimarlarından olan pirlerin, babaların, mürşidi kâmillerin divanlarına durdu. Türkiye tarihinin uzun bir döneminde horlanan Anadolu İslam’ı, Anadolu dergâhları, tekkeleri, ocakları nihayet gün yüzüne çıkıyor. Türkmen oğuzun ocağı yeniden tütecek, pirlerin çerağı karanlıkları aydınlatmak için yeniden yakıldı. Bir hoca, oğuzun o ak saçlısı gitti ve eşikten içeri adım attı. Osmanlı döneminin ilk devrelerinde hakim olan horasan pirlerin İslam anlayışı yerini daha başka ş...

ANLAM

Düşüncenin ifade edilmesini, sanki roman yazmak gibi algılamak ya da şiir yazmak gibi algılamak alıklıktır. Çünkü felsefe evet estetiği içerir ama amaç estetik değil anlamdır.