Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mart, 2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İSLAM’IN İÇ SAVAŞI

Bugün Ortadoğu’da devletlerin toprak bütünlüğünü savunmak anlamını yitirdi, bölgede yeni bir yapılanma doğacağını öngörmek mümkündür. Ortadoğu’nun bölgesel bir savaşın içine girmesinin sonuçları elbette olacaktır…Ortadoğu’nun savaşı yeni başlıyor, nerede biteceği, nasıl biteceği konusunda ise kimsenin bir öngörüsü yok.
Ortadoğu tarihi hesaplaşmasına geri dönüyor, bu hesaplaşma nihayet sert bir saha mücadelesini beraberinde getiriyor, Ortadoğu’daki bu savaşı mezhepsel okumak biraz eksik okuma olur, aynı zamanda bu siyasi olduğu ve milliyetlerin çatışması içerdiği şeklinde okunabilir.
Bu savaş İslam’ın iç savaşı değil, milliyetlerin çatışmasıdır, Tarihi olarak kapanmayan hesapların yeniden görülmesi, bu tarihi olarak kapanmayan bir hesaplaşmadır. Batının çok önceden hallettiği çatışmalar, şimdi Ortadoğu’nun kapısındadır.
Amerika’nın bile bölgede epey kafası karışmış gibi görünüyor. İran ile batı nükleer müzakerelere başladığından beri İran bölgesel yayılmaya geçti. Öyle sanıyorum ki orad…

TEK MİLLET

“Bayrakta, dilde, duyguda birliği olmayan millet gerçekten tek midir? Tek olabilir mi? Hiç sanmıyorum. Nevruzda Diyarbekir’de gördüğümüz şey Türkiye’ye ait değildir.”
Erdoğan’ın etniksiz tek millet vurgusunun karşısına etnik bilinç vurgularıyla dolu kimlik siyasetiyle çıkan Kürtçü hareket bugün Türkiye’yi başka bir noktaya çekmeye çabalıyor.
Oysa şu anlaşılmalı ki, bir millete dayanmayan devlet olmaz, yani sosyolojik olarak bunun mümkün olması söz konusu değildir. Türkiye’ye bugün dayatılan devleti komünleştirmektir, Türkiye’yi kimliksizleştirmektir. Özetle Türkiye’nin var olan merkezi otoritesini yok edip, böylece Türkiye’nin varlığını ortadan kaldırma mücadelesi veriliyor. Ha bu silahlı olur, ha bu siyasi ve ideolojik olur, ama amaç nihayetinde aynıdır.
Demokrasi de, başka meseleler de hep birer araç olarak görülüyor, Türkiye’yi demokratikleştirme idealinin özünde sayısal çoğunlukla statü hayali kuruyor olabilirler. Her ailede çocuk sayılarının 10-20-30 sayılarına dayandığı hatta 40 …

Korkma, Çanakkale Geçilmedi.

“Mehmetçiğim, Küçük Muhammed’im, ruhun şad olsun…emanetin emin ellerde”
Uğruna destanlar yazılan Mehmed’im, uğruna ağıtlar yakılan Mehmed’im sen rahat uyu toprağında, biz bastığımız yerleri toprak diyerek geçmiyoruz…şimdi bak her yerde uyanıyor yeniden bir millet, her yerde seni yad ediyoruz. On beşlik kınalı kuzuların, torunların şimdi senin karşında esas duruşta seni selamlıyor senin hatıranı selamlıyorlar… Tarih seni selamlıyor, bir millet seni selamlıyor, zaman seni selamlıyor Mehmed’im…
Yüzlerce yıl hatırlanmayan, kara kavruk teniyle alay edilen, İstanbul tiyatrolarında “idraksiz türk” diye anılan bir milletin evladıydın…Mehmed’im savaş çıkmıştı ve cepheler seni bekliyordu… Yine cephelerde ön saflarda vatan bekçisi, sancağın bekçisi sen oluyordun…
Sen ki savaş meydanlarının kahraman cesur askerisin…sen ki Mehmed’im tarih şahittir savaşmayı iyi bilirsin.
Sen  gözü tok, gönlü tok, ekmeğini taştan çıkartan bir milletin evladıydın…yalın ayak başı kabak, baldırı çıplak, mektepsiz, okulsuz…

CEHENNEM SENARYOSU

Kürtlerin tarihleri boyu bulundukları coğrafya Arapların, Türklerin ve İranlıların tam ortasında yer almıştır…Kürtler, Arapların, Türklerin ve İranlıların tam ortasında göçen, yerleşen, değişen, ama hep bu üç milletin ortasında kalmış bir toplumdur.
Bugün de yine bunun sancılarını yaşıyoruz. İran “kürt sosyolojik sınırına” hegomanik ve yok edici özelliğiyle dayanmış durumda, bu aynı zamanda Türkiye’ye açık tehdit oluşturacağı anlamına gelir. Yakın bir gelecekte İran’la karşı karşıya kalabileceğiz ki şuanda İran Ortadoğu’da Türkiye’nin önünü kesmiş bulunuyor
İran’ın milis güçleri İşid’i tasfiye edince ırak tamamen İran’ın etkisi altına girecek, İran aynı zamanda kuzey ıraktaki Barzani yönetimini tasfiye edebilir ve yerine kendi çıkarlarına hizmet edecek bir yapı kurulabilir. Peşmerge’nin İran’ın askeri gücü karşısında bir varlık göstereceğini düşünmek saflık olur.
İran’ın geniş bir alanda saha kazanması askeri ve siyasi üstünlüğün görece eline geçirmesi nihayetinde neyle karşı karşıya ka…

TÜRKİYEYİ TÜRKSÜZLEŞTİRELİM

Milliyetçiliğin yayılmaya başlamasıyla birlikte imparatorluklar dağılmaya başlamıştır. Osmanlı imparatorluğu da milliyetçiliğin etkilerini yok etmek ve egemenliği altındaki ulusları bir arada tutmak için “biz Osmanlıyız” üst kimliğini ortaya atmıştır. Osmanlıcılık fikrini yaymak için okullarda çocuklara “hepimiz Osmanlıyız”, “Biz Osmanlıyız” diye marşlar, şiirler ezberletiliyordu. Eğitimde ezber konusunda iyiyizdir.
O dönem okullarda okutulan ders kitapları incelendiğinde bunun izlerini görmek mümkündür, ayrıca ittihat terakkinin nizam namesine baştan sona hakim olan şey Osmanlıcık fikridir, teşkilat yapısında, üyelik sisteminde tek geçerli olan şey de “Osmanlıcılık” üst kimliğidir. Osmanlıcılık fikrini programlaştıran ittihat terakkidir, bu fikrin fiyaskoyla sonuçlandığı açıktır.
İmparatorluğun başkenti olan İstanbul uzun zaman önce Türk kimliğini kaybetmişti, şehre hakim olan kültür, egemen gruplar daha çok yabancılardı. Bunun dışında ise, çeşitli ülkelerden getirilen köleler önemli …